Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/2770 E. 2011/4217 K. 11.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2770
KARAR NO : 2011/4217
KARAR TARİHİ : 11.07.2011

MAHKEMESİ : … (…) İCRA MAHKEMESİ

Alacaklısını zarara sokmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanık …’in İİK.’nun 331/1, 5237 sayılı TCK’nun 62, 50/1-a, 52/4 maddeleri gereğince 3.000,00 TL ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık müdafii tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanığın üzerine atılı bulunan alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksitlmek suçu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 5358 sayılı Yasa’nın 1.maddesiyle değişik 331.maddesinin birinci fıkrasında, “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde…” ki borçlunun, alacaklıyı zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmesi suç kabul edilerek yaptırıma bağlanmıştır. Maddeye göre, borçlunun takip talebinden iki yıl önceki tasarrufu suça konu olabilmektedir. Halbuki, şikayet hakkının, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlenildiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşeceğine yönelik anılan Yasa’nın 347.maddesindeki düzenleme dikkate alındığında, aynı Yasanın iki maddesi arasında şikayet süresi konusunda çelişki bulunduğu açıktır. Bu durumda, dava açma şartlarından olan şikayet süresini özel olarak düzenleyen Kanunun 347.maddesindeki düzenlemeye önem ve öncelik verilerek, Kanunun 331.maddesinin birinci fıkrasındaki “…takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl…” şeklinde düzenleyen sürenin İİK’nun 347.maddesine uygun olarak bir yıl olarak anlaşılması gerektiği ve borçlunun ancak her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içindeki tasarruflarının suça konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Somut olayda sanık …’in taşınmazını kardeşi diğer sanık Fazilet Güder’e 23.06.2008 tarihinde satmasına rağmen, İİK’nun 347.maddesinde düzenlenen “her halde” bir yıllık süre geçtikten sonra 14.09.2009 tarihinde şikayette bulunması nedeniyle müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.