YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/502
KARAR NO : 2011/1590
KARAR TARİHİ : 29.03.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; Duruşma için belli edilen gün ve saatte taraflardan gelen olmadığı görülerek evrak üzerinde inceleme yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 130 ada 160 parsel sayılı 100809.76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla …. oğlu ….ve….kızı ….. adına; 130 ada 161 parsel sayılı 47177.79 m2 yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenlerle …. kızı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazların mera olarak sınırlandırılmaları istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, 130 ada 160 ve 161 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek çayır niteliğindeki yerlerden olduğu ve davalılar yararına edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Keşifte dinlenen komşu köyden yerel bilirkişiler davacının göstermiş olduğu yerlerin mera olduğunu bildirmişler ve beyanlarında ısrar etmişlerdir. Aynı köyden dinlenen taraf tanıkları ise soyut beyanları ile söz konusu yerlerin aşağı taraflarının davalılara ait olduğunu bildirmişlerdir. Dosyaya sunulan uzman ziraatçı bilirkişi raporu da karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi heyeti, tarafların aynı nitelikteki kişiler arasından bildirecekleri tanıkları, üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu ve uzman fen bilirikişi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazların öncelerinin ne olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldıkları, mera olup olmadıkları, bitişik 130 ada 189 parsel sayılı mera parselinden ne şekilde ayrıldıkları, aralarında doğal ya da yapay nitelikte ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı gibi hususlar tek tek ve olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde hazır bulundurulacak tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçı bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazların tarımsal niteliğini bildirir; toprak yapısı ve bitki örtüsü yönlerinden komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir; çekişmeli taşınmazların komşu mera parselinden nasıl ayrıldığını, aralarında doğal ya da yapay ayırıcı unsur niteliğinde sınır olup olmadığını irdeler; gerektiğinde çekişmeli taşınmazların değişik yönlerden çekilecek fotoğraflar ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak uzman fen bilirkişisinden keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar işaretli, ayrıntılı rapor alınmalı, taşınmazların sınırları taşınmazın fotoğrafları üzerinde yine fen bilirkişisine kabaca işaretlettirilmelidir. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.