YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5264
KARAR NO : 2011/8173
KARAR TARİHİ : 29.11.2011
MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ
Ödeme şartını ihlâl suçundan sanık …’ın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair …. İcra Ceza Mahkemesinin 14/09/2010 tarihli ve 2010/612-1388 sayılı kararına karşı yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin 19/01/2011 tarihli ve 2011/91 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine, Adalet Bakanlığından verilen 22.04.2011 gün ve 2011/21383 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 07/06/2011 gün ve K.Y.B.2011/188578 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesi gereğince vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği hâlde, ….. İcra Ceza Mahkemesince verilen kararın sanığın vekili yerine şartları da oluşmamasına karşın aynı Kanun’un 35. maddesi uyarınca sanığa tebliğ edildiği anlaşılmakla, sanık tarafından öğrenme üzerine verilen 10/01/2010 tarihli itiraz dilekçesinin süresinde verildiğinin kabulü ile esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde süre yönünden ret kararı verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. Maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
…. İcra Ceza Mahkemesince verilen kararın Tebligat Kanununun 35. maddesine göre 27/12/2010 tarihinde sanığın bizzat kendisine tebliğ edilmiş olup, sanık tarafından 10/01/2011 havale tarihli dilekçe ile yapılan itirazın, yedi günlük itiraz süresi geçirildikten sonra yapıldığı gerekçesiyle mercii tarafından reddine karar verilmiş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11/1. maddesinde yer alan “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.” şeklindeki düzenleme ile Hukuk Genel Kurulunun 02/07/2003 tarih ve 12/442-445 sayılı Kararındaki “Takip dayanağı ilam kapsamında davacı/borçlunun kendini vekille temsil ettirdiği belirginken, vekil yerine asile yapılan tebligat hükümsüzdür. İcra dosyasında borçlu vekilinin vekaletnamesinin bulunup bulunmaması da sonuca etkili değildir.” şeklindeki değerlendirmeden de anlaşılacağı üzere, kararın borçluya değil, vekiline tebliğinin zorunlu olması karşısında, … İcra Ceza Mahkemesince verilen kararın talimat mahkemesine vekaletnamesini ibraz ederek 03.06.2010 havale tarihli dilekçe ile mesleki mazereti sebebiyle duruşmaya katılamayacağını beyan eden ve talimat mahkemesince de 03.06.2010 tarihli duruşmada mazeretinin kabulüne karar verilen sanık vekiline tebliğ edilmesi gerektiği halde sanığın kendisine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılan tebligatın geçerli olmadığı, bu sebeple sanık tarafından verilen itiraz dilekçesinin süresinde olduğunun kabul edilerek itiraz hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle, …. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/01/2011 tarihli ve 2011/91 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.