YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/992
KARAR NO : 2011/920
KARAR TARİHİ : 28.02.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 134 ada 102 ve 106 parsel sayılı 28.464,59 ve 17.947,68 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kimsenin hak iddiasında bulunmaması ve toprak tevzi çalışmalarında tapuya bağlanmaksızın Hazine’ye bırakılan yerlerden olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal, vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazine vekilinin 134 ada 102 sayılı parsele yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Davalı Hazine vekilinin 134 ada 106 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, belirtmeliğin 226 nolu parseli olan çekişmeli taşınmazın 1937 tarih 516 tahrir nolu vergi kaydı kapsamında kalması nedeniyle Asım Tunçez adına ayrıldığı, vergi kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu ve davacının taşınmazı …’dan satın aldığı ve halen zilyetliğinde olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli değildir. Çekişmeli parsele Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları sırasında 1937 tarih ve 516 tahrir numaralı ve 24000 metrekare yüzölçümündeki vergi kaydı uygulanarak komisyonun 226 parseli adı altında … oğlu …. adına 19.250 metrekare olarak belirtilmiştir. Aynı kayıt, komisyonun 231 ve 234 sayılı parsellerine de uygulanmıştır. Komisyonun 234 sayılı parseli sonradan 924 ve 925 sayılı parsele ifraz edilerek 924 sayılı parsel kayıt miktarı 24000 metrekare olarak kayıt malikine, fazlası 925 sayılı parsel altında Hazine adına belirtilmiştir. Komisyonun 231 sayılı parseli Himmet oğlu … adına 23000 metrekare olarak belirtilmiştir. Komisyonun 226 sayılı parseli kadastro tespitinde davaya konu 106 sayılı parsel olarak, bu taşınmazın güneyden komşusu komisyonun 231 sayılı parseli, tespitin 105 sayılı parseli olarak, komisyonun 234 sayılı parseli ise kadastro tespitinde, çekişmeli taşınmaza güneyden komşu 101 ve 123 sayılı parseller olarak tespit edilmiştir. 134 ada 123 sayılı parsel Hazine Adına tespit edilip kesinleşmiştir. 134 ada 101 sayılı parsel ise … adına tespit edilip kesinleşmiştir. Aynı kaydın uygulandığı komşu 105 sayılı parselin de aynı nedenle davalı olduğu ve kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece belirtmelik tutanağında yazılı vergi kaydı getirtilerek zemine uygulanmamıştır. Aynı vergi kaydının belirtmelikte uygulandığı tüm parsellerin kadastro tespit tutanakları ve bu parsellerin etrafını çevreleyen komşu parsellerin tümünün kadastro tutanakları ve dayanakları getirtilmemiştir. 1937 tarih ve 516 tahrir numaralı 24000 metrekare yüzölçümündeki vergi kaydının doğu hududu “tepe” okumaktadır. Taşınmazın doğu hududu Toprak tevzi komisyonunca 221 parsel altında taşlık olarak bırakılan taşınmaz kadastro tespiti sırasında 134 ada 2 sayılı parsel altında mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Böylece taşınmazın sınırında mera vasfıyla sınırlandırılan taşınmaz bulunduğu halde usulüne uygun mera araştırması yapılmamış, doğudan komşu 134 ada 2 sayılı parselin kadim mera olup olmadığı araştırılmamış, kayıt kapsamının sağlıklı olarak belirlenmesi için aynı kaydın kapsamında kalan parseller ile ilgili davaların birleştirilmesi hususu düşünülmemiştir. Ayrıca belirtmelik tutanağında davacının murisi … adına komisyonun 234 sayılı parseli belirtilmiş taşınmazın kadastroca güneyden komşu 134 ada 101 ve 123 sayılı parseller olarak tespit gördüğü üzerinde de durulmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle dosyaya sonradan getirtilen 1937 tarih ve 516 tahrir numaralı 24000 metrekare yüzölçümlü vergi kaydının belirtmelik tutanağında nizalı parsel ile birlikte uygulandığı 134 ada 101 sayılı parselin ve aynı kaydın uygulandığı tüm parselleri çevreleyen komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile bu taşınmazların kadastroca ve belirtmelik tutanağında uygulanan kayıtlar getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra taşınmaz başında komşu köylerde ikamet edip de davada yararı bulunmayan, taşınmazı iyi bilen elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları, üç kişilik uzman ziraat mühendisleri kurulu ve fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte 1937 tarih ve 516 tahrir numaralı vergi kaydı uygulanarak kapsamı belirlenmeli, kayıt uygulanırken komşu parsellerin tutanakları ve dayanaklarından faydanılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı, doğu hududunda bulunan 134 ada 2 sayılı parselin kadim mera olup olmadığı, kadim mera ise çekişmeli taşınmazın mera parselinden açılıp açılmadığı, mera ile arasında doğal ya da yapay nitelikte ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, öncesinin kime ait olduğu, kimden kime intikal ettiği ve kim tarafından ne zamandan beri, ne şekilde kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, ziraat bilirkişi kurulundan önceki bilirkişi raporundaki bulgular değerlendirilerek ve taşınmaz ile komşu parsellerin toprak yapıları mukayese edilerek toprak yapısı, niteliği, eğimi, mera vasfıyla sınırlandırılan komşu parselin kadim mera olup olmadığı, kadim mera ise taşınmaz ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, meranın devamı niteliğinde olup olmadığı hususlarında bilmsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, rapora taşınmaz ile komşu parselleri birlikte gösterir şekilde çekilmiş fotoğrafları eklenmeli, fen bilirkişisinden kayıt uygulaması ve keşfi takibe imkan verir krokili rapor alınmalı, komşu parsel kadim mera ise ve taşınmaz ile arasında ayırıcı unsur yoksa vergi kaydının miktarı ile geçerli olduğu düşünülmeli, kayıt kapsamının belirlenmesi yönünden aynı kaydın revizyon gördüğü komşu 134 ada 105 sayılı parselin dava dosyası ile birleştirilmesi hususu düşünülmeli, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.