YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11847
KARAR NO : 2013/10667
KARAR TARİHİ : 12.11.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında …. Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 35, 36 ve 39 parsel sayılı sırasıyla 7934,99, 2995,90 ve 5231,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle sırasıyla …,…. ve …..ve müşterekleri adlarına, 102 ada 37 parsel sayılı 9389,50 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile … adına tespit edilmiştir. Davacı … vekili, tahrir kaydına dayanarak çekişmeli taşınmazların bir kısmının mera olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davaların birleştirilmesi sureti ile yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, bilirkişi raporlarından da taşınmazların kadim tarım arazisi olduğu kanaatine varıldığı ve mera bütünlüğünün bozulmadığı gerekçeleri ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, mahkemece usulüne uygun mera araştırması yapılmamış, davacı Hazinenin dayanağı olan vergi kaydı usulünce uygulanmamıştır. Taşınmazların doğu ve batı sınırında dere bulunmaktadır. Bu hali ile davacı …’nin dayanağı olan 745 sayılı vergi kaydının dava konusu taşınmazlara uyabileceği düşünülmemiş, aynı kaydın güney sınırını okuyan … ve ….isimli şahıs yerlerinin tespitine çalışılmamış, bu konuda Hazine’den tanık bildirmesi istenilmemiştir. Bununla birlikte, dava konusu taşınmazlara komşu 102 ada 38 parsel sayılı taşınmaz mera olarak sınırlandırılmış ve bu durum kesinleşmiştir. Mahkemece 102 ada 38 parselin kadim mera olup olmadığı araştırılmamış, gerektiğinde tespit bilirkişilerinin dinlenilmesi hususu göz ardı edilmiş, etrafındaki parsellerin kadastro tutanakları ve dayanağı belgelerden yararlanılmamış, uzman bilirkişiler aracılığı ile çekişmeli taşınmazlardan toprak numunesi alınarak komşu mera parseli ile karşılaştırılmamış, taşınmazın meradan açma yer olup olmadığı hususu bilimsel verilere dayalı olarak belirlenmemiş, uyuşmazlığın çözümünde hava fotoğraflarından yararlanılmamış, taşınmazın evveliyatını iyi bilen ve dava konusu taşınmazın bulunduğu yere komşu köyde ikamet eden üç kişilik mahalli bilirkişi heyeti ve yaşlı zilyetlik tanıkları dinlenilmemiştir. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için, tespit tarihinden geriye doğru iktisap tarihini içerecek şekilde 20-30 yıl öncesine ait (1985, 1987 ve 1997 yılları) stereoskopik hava fotoğraflarının tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Komutanlığından istenilerek dosya arasına konulmalı, dava konusu taşınmazlar bir bütün olarak ele alınıp, etrafındaki parsellere ait kadastro tutanakları ile dayanak belgeleri dosya arasına alınmalı, bundan sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde oturan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile üniversitelerin ziraat mühendisliği fakültesinin toprak kürsüsünde çalışan 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ve harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığıyla yapılacak keşifte, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak; çekişme konusu taşınmazlar hava fotoğraflarında gösterilmeli, bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğünün, komşu mera parseli ile fark arzedip etmediği hususlarının belirlenmesine çalışılmalı, bu hususta bütünü çevreleyen komşu parsel tutanak ve dayanak belgelerinden yararlanılmalı, ziraat bilirkişileri kurulundan 102 ada 38 parsel ile davalı parsellerden toprak numunesi alınmak suretiyle karşılaştırmalı tetkik yapmaları istenilmeli, bu şekilde taşınmazların öncesinin mera vasfında olup olmadığı bilimsel verilere dayalı olarak belirlenmeli, davacı tarafın dayanağı olan vergi kaydı, taşınmazlara bir bütün olarak uygulanmalı, sınırları ve sınırlarını okuyan şahıs arazileri belirlenmeye çalışılmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporları ile denetlenmeli, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.