Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/13530 E. 2013/13016 K. 19.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13530
KARAR NO : 2013/13016
KARAR TARİHİ : 19.12.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, … Köyü çalışma alanında bulunan 153 ada 51 parsel sayılı 360,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … ve dava dışı … adlarına müştereken tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … çekişme konusu taşınmazın bir bölümünün maliki bulundukları 153 ada 40 parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde olduğu iddiasına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının davasını ispatlayamadığı kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı, dava dilekçesinde tanık deliline dayandığı ve bu tanıkların dinlenilmesinden vazgeçmediği halde davacı tanıkları dinlenmeden hüküm kurulduğu gibi tapu kayıt maliklerinden … davaya dahil edilmeyerek taraf teşkili tamamlanmaksızın karar verilmiştir. Bilindiği gibi, taraf teşkili dava koşulu olup, usulen taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilerek hüküm kurulamaz. O halde, çekişme konusu 153 ada 51 parsel sayılı taşınmazın diğer tapu kayıt maliki …’ın usulen davaya dahil edilmesi sağlanıp taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esasına girilmelidir. Öte yandan, 6100 sayılı HMK’nın 245. maddesi “Tanıklık için çağrılan herkes gelmek zorundadır. Usulüne uygun olarak çağrıldığı halde mazeret bildirmeksizin gelmeyen tanık zorla getirtilir.” hükmünü içermektedir. Mahkemece davacı tarafın dava dilekçesinde bildirdiği tanıklara usulünce davetiye çıkarılmışsa da keşif mahallinde hazır olmadıklarından dinlenilmemişlerdir. Hal böyle olunca anılan kanun hükmü gereğince davacı tarafından bildirilen tanıkların zorla getirtilmesine karar verilerek iddia ve savunma olarak ileri sürülen hususlarda taşınmazlar başında dinlenilerek toplanan ve toplanacak olan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması da isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.