Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/1630 E. 2013/1735 K. 05.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1630
KARAR NO : 2013/1735
KARAR TARİHİ : 05.03.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu, 101 ada 3 parsel sayılı 9587,24 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın … Köyü Tüzel kişiliğinin kullanımında olduğu, üzerindeki ağaçların … mirasçılarına ait olduğu şerhi verilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın kendi kullanımda olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, Bursa İli Osmangazi İlçesi … Köyü 101 ada 3 parselin zeytinlik olarak Hazine adına tesciline, taşınmazın 6831 sayılı Kanunu’nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının ve taşınmazın 1990 yılından beri … oğlu 1971 doğumlu …’ın kullanımında olduğunun kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Köy Tüzel Kişiliği vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu 101 ada 3 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde taşınmazın … Köyü Tüzel Kişiliği kullanımında olup üzerindeki ağaçların … mirasçılarına ait olduğu yazılı olup, davacı çekişmeli taşınmazın kendi kullanımında olduğunu iddia ederek dava açmış, yargılama sırasında da babası …’ın ölümü ile dava konusu taşınmazın kendisine kaldığını, kardeşlerine de başka yerlerden taşınmazlar kaldığını ileri sürmüştür. Dava, 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasa’nın 8. maddesi ile Eklenen Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir. Kural olarak kadastro davaları, lehine tespit ya da Kadastro Komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişiye karşı açılır. Dava 3402 sayılı Yasa’nın Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraz niteliğinde bulunduğundan husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye ve beyanlar hanesinde ismi yazılı kişilere yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda davacı, sadece Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine dava açmıştır. Dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesinde, taşınmazın Köy Tüzel Kişiliği kullanımında olduğuna ilişkin şerhin dışında taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının … oğlu …’ın mirasçılarına ait olduğu şerhi de bulunmaktadır. Hal böyle olunca; …’ın davacı dışındaki mirasçılarının da
davada taraf olması gerekir. Taraf koşulu dava şartı olup, bu şart sağlanmadan davanın esasına girilerek hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca, mahkemece davacıya davasını … mirasçılarına yaygınlaştırma olanağı tanınmalı, yasal hasım durumunda bulunan … mirasçıları davaya dahil edilerek, kendilerine dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmeli, taraf teşkili sağlandığı takdirde davaya devamla tarafların bildirdikleri delillerin toplanarak uyuşmazlık esastan çözülmelidir. Açıklanan nedenlerle taraf teşkili sağlanmadan uyuşmazlığın esasına girerek hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.