YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1753
KARAR NO : 2013/1793
KARAR TARİHİ : 07.03.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda … Mahallesi çalışma alanında kalan 113 ada 65 parsel sayılı 3455, 42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz eskiden beri devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, kültür arazisi haline dönüştürülebilecek yerlerden olduğundan ham toprak vasfıyla Hazine adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davacı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişisinin 16.07.2012 havale tarihli raporunda 113 ada 65 parsel içerisinde kalan (B) harfi ile gösterilen bölümün tapusunun iptali ile, davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın ziraat bilirkişi raporunda özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğu belirtildiği gerekçesiyle fen bilirkişisinin 16.07.2012 havale tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmının tapusunun iptali ile, davacı adına tapuya tesciline şeklinde hüküm kurulmuş ise de; davacı ve miras bırakanı tarafından bu bölümün ne şekilde kullanıldığı, hangi tarihte kullanılmaya başladığı, taşınmaz üzerindeki evin hangi tarihte yapıldığı belirlenmemiş olduğundan yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, taraf tanıkları, fen bilirkişi, inşaat bilirkişi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın temyize konu bölümü üzerinde davacı tarafın zilyetliğinin hangi tarihte başlandığı, ne şekilde kullanılmak suretiyle sürdürüldüğü, taşınmazın üzerindeki evin hangi tarihte yaptırıldığı yerel bilirkişiler ve tanıklardan sorulup saptanmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler yöntemince giderilmeli, davacı, murisi ve diğer mirasçılarla ilgili olarak 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde yer alan miktar sınırlaması yönünden de inceleme yapılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte incelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan şekilde inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde hüküm tesisinde isabet bulunmamaktadır. Taraf vekillerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, karar bozulmakla istek halinde temyiz harcının davacıya iadesine, 07.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.