Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/2197 E. 2013/4438 K. 25.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2197
KARAR NO : 2013/4438
KARAR TARİHİ : 25.04.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Davacı … vekili, kadastro sonucunda Çamcı Köyü çalışma alanında 140 ada 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar arasında bulunan tescil harici bırakılan dava konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verimiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı 31.10.1990 tarihi ile davanın açıldığı 06.07.2010 tarihleri arasında (20) yıllık kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap süresinin dolmadığı ve böylece MK.nun 639/1 ile 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesinde açıklanan tescil davasının zilyedlik süresi ile ilgili iktisap koşulunun tamamlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dava dilekçesinin içeriğinden, davacının dava konusu taşınmaza 1969 yılından beri zilyet olduğu iddasıyla taşınmazın adına tescili talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle dava kadastro tespitinden önceki mülkiyet hakkına dayalı olarak açılmış tescil davasıdır. Mülkiyet hakkı temel haklardan olup Anayasa’nın 35. maddesinde düzenlenmiştir. Mülkiyet hakkı, her zaman ve herkese karşı ileri sürülebilecek nitelikte bir hak olup, yasalarımızda kadastro tutanağı düzenlenmeyen yerler hakkında bu hakkın kullanılmasını süre yönünden sınırlayan bir düzenleme de bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davanın esasına girilerek, tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 25.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.