YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4721
KARAR NO : 2013/5266
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 207 ada 38 parsel sayılı 1155.66 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına eşit paylar altında tespit edilmiş iken, Kadastro Mahkemesinin 1998/17 Esas, 1998/34 Karar sayılı ilamı ile tamamı … mirasçıları davalılar adına tescil edilmiş, ilam tebliğ ile kesinleşmiştir. Davacı …ve müşterekleri, adlarına tespit ve tescil edilen 207 ada 36 sayılı parselin yüzölçümünün eksik tespit edildiği, eksik yazılan bölümün 207 ada 38 sayılı parsel içerisinde kaldığı iddiası ile bu bölümün tapu kaydının iptali ile adlarına tescil istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişme konusu 207 ada 38 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 195.41 metrekarelik bölümünün tapu kaydının iptaline ve bu bölümün 207 ada 36 sayılı parsele eklenmesine toplam 2041.55 metrekare yüzölçümü ile tapudaki payları oranında davacılar …adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafa ait 36 sayılı parsel ile davaya konu davalılara ait 38 sayılı parsel arasındaki sınırın fiili zeminde tahta çit (çeper) olduğu, buna göre krokisinde (A) ile gösterilen 195.41 metrekarelik bölümün davalı parseline uygulanan tapu kaydı kapsamında kalmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davalılara ait 38 sayılı parsele uyduğu belirlenen 07.05.1957 tarihli 2 sıra numaralı tapu kaydından tedavül eden 07.05.1987 tarihli 12 sıra numaralı tapu kaydı ile davacılara ait 36 sayılı parsele uygulanan 07.05.1957 tarihli 1 sıra numaralı tapu kaydından tedavül eden 27.09.1988 tarihli 8 sıra numaralı tapu kaydının 18.04.1948 tarihli 11 sıra numaralı kök tapu kaydından hükmen ifrazen oluştukları, Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.11.1956 tarih ve 1956/174 sayılı taksim kararı ve taksim krokisi ile kök tapu kaydının 07.05.1957 tarihli 1, 2, 3, ve 4 sıra numaralı tapu kayıtları altında 4 parçaya ifrazen ayrıldığı, ifrazen oluşan tapu kayıtlarının dava dışı 40, 39 sayılı parsel ile davaya konu 38 ve 36 sayılı parselin bir bölümünü kapsadığı anlaşılmaktadır. Tarafların tapu kayıtlarının dayanağını oluşturan taksim krokisi bulunmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca haritası bulunan tapu kayıtlarının kapsamının haritasına göre belirlenmesi zorunludur. Mahallinde yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen fen bilirkişi raporunda taraflara ait 207 ada 36 ve 38 sayılı parsellere ait olduğu belirlenen tapu kayıtlarının dayanağını oluşturan ifraz ve taksim krokisi zemine uygulanmak suretiyle kapsamları belirlenmiştir. Tapu kayıtlarının taksim krokisinin fenni sıhhati ve uygulama kabiliyeti bulunduğundan tapu haritası esas alınmak suretiyle yapılan uygulamaya göre fen bilirkişilerin 20.04.2010 tarihli rapor ve eki 2 nolu krokisine göre 207 ada 38 sayılı parselin (D) harfi ile gösterilen 24.53 metrekarelik bölümünün bu parselden ifraz edilerek davacı tarafa ait 207 ada 36 sayılı parsele ilavesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeler ile (A) harfi ile gösterilen bölümün davacı parseline eklenmek suretiyle tescil kararı verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.