Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/19949 E. 2013/9518 K. 03.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19949
KARAR NO : 2013/9518
KARAR TARİHİ : 03.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, cezai şart ve ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 03.05.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Dosya içeriğine göre taraflar arasında yapılan iş sözleşmesinde, sözleşmenin 20.07.2009–20.07.2010 tarihleri arasında geçerli olduğu, sözleşme süresinin bitiminden önce haklı neden olmadan sözleşmeyi fesheden tarafın diğer tarafa fesih tarihindeki brüt aylık ücretin dört katı tutarında cezai şart ödeyeceği kararlaştırılmıştır. İş sözleşmesi davalı işçi tarafından 10.05.2010 tarihi itibariyle haklı neden olmadan feshedilmiştir.
Davacı işveren süresi bitmeden sözleşmeyi haksız olarak fesheden davalı işçiden sözleşmede öngörülen cezai şartın hüküm altına alınmasını istemiş, mahkemece isteğin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar sözleşme süreli olarak yapılmış ise de, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 11.maddesi uyarınca sözleşmenin belirli süreli olmasını gerektiren objektif koşullar bulunmadığından sözleşmenin başından itibaren belirsiz süreli olarak kabulü gerekir. Ancak, sözleşmenin belirsiz süreli olarak kabul edilmesi öngörülen cezai şartın geçersizliği sonucunu doğurmamalıdır. Aksi durumda sözleşmede kararlaştırılan tüm hususların geçersiz olması gibi bir sonuç ortaya çıkar. Objektif şartların bulunmaması sadece tarafların belirli süreli sözleşme yapma haklarını ortadan kaldırır ve sözleşme belirsiz hale dönüşür. Sözleşmenin belirsiz süreli olması cezai şart kararlaştırılmasına engel değildir. Bu nedenle objektif şartların yokluğu nedeniyle belirsiz süreli sayılan sözleşmedeki cezai şartın geçersiz olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Başka bir anlatımla belirli süreli olarak yapılan sözleşmenin belirsiz süreli olduğu kabul edilse bile sözleşmede öngörülen süre bitmeden haksız olarak sözleşmeyi fesheden taraftan diğer tarafın cezai şart talep hakkı korunmalıdır.
Bu nedenle mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılamıyorum.03.05.2013