Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/6452 E. 2013/6620 K. 12.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6452
KARAR NO : 2013/6620
KARAR TARİHİ : 12.06.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucu … Mahallesi çalışma alanında dava konusu 171 ada 31 parsel sayılı ve 681.52 m2 miktarlı taşınmaz, davalı lehine zilyetlik şerhi verilmek suretiyle vergi kaydı miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiş ise de, tutanağın 3402 Sayılı Yasa’nın 8. maddesine istinaden komisyona intikal ettirilmesi üzerine, Kadastro Komisyonunca davalı adına tespit ve tesciline dair Kadastro Komisyon tutanağı düzenlenmiştir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, 171 ada 31 sayılı parselin, üzerinde hayvan ağılı ve odunluktan oluşan muhdesatın bulunduğu yaklaşık 300 m2’lik bölümünün tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 171 ada 31 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişinin kroki ve raporunda (A) harfi işaretlenen bölüme ilişkin olduğu halde mahkemece, 31 sayılı parselin dava dışı 302.25 metrekarelik bölümünün davacı adına tesciline, kalan (A) harfiyle gösterilen kısmın ise kabul beyanı aksine davacı yerine davalı adına (ve davacının 32 sayılı parseli adı altında) tesciline karar verilmek suretiyle talep dışına çıkılarak hüküm kurulması usulsüz olduğu gibi, keşfin ve davalının keşifteki kısmi kabul beyanının fen bilirkişi krokisine aksettirilmemiş olması ve kabule konu ahırın krokide gösterilmemesi de isabetsizdir. Öte yandan, işin esası yönünden ihtilaf aydınlatılmadan hüküm kurulmuş olması da doğru değildir. O halde doğru sonuca varılabilmesi için, mahallinde yeniden keşif yapılarak, dava konusu yapılan alanlar ile davalının kabul ettiği kısmın fen bilirkişinin kroki ve raporuna kuşkuya yer bırakmayacak biçimde yansıtılmalı, taraflar arasında çekişmeli kalan bölüm bakımından da, dava konusu taşınmazın kadastro tutanakları ile komşu parsellerin kadastro tutanakları da irdelenmek ve tarafların tüm delilleri toplanmak suretiyle ihtilaf aydınlatılmalı ve tarafların dayandıkları hukuki nedenler kapsamında hak sahipliği hususu açıklığa kavuşturulmalı, toplanan ve toplanacak olan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre gerekçeli ve infaza elverişli biçimde hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması isabetsiz, davalının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan nispi karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.