Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2018/4122 E. 2019/3009 K. 22.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4122
KARAR NO : 2019/3009
KARAR TARİHİ : 22.04.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırmanın yetersiz olduğu belirtilerek, mahkemece yeniden mahallinde keşif yapılması, tarafların tespit tarihi itibariyle zeminde fiilen kullandığı bölümlerin gösterilmesinin istenilmesi, kullanılan kısımlar arasında ayırıcı sınır bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller uyarınca karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, dava konusu 366 ada 101 parsel sayılı taşınmazın davacı ve davalının iştirak halinde zilyetliğinde olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı …’ın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, taşınmazın birden fazla kişinin mülkiyetinde bulunması halinde, asıl olan paylı (müşterek) mülkiyettir. Elbirliği (iştirak) mülkiyeti ise istisna olup, ancak yasa metninde açıkça düzenlenmesi halinde söz konusu olabilir. (Miras bırakanın ölümü halinde tereke kapsamında kalan ya da evlilik birliğine dahil olan taşınmazların elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olması, TMK’nın ilgili maddelerinde açıkça düzenlenmiş olması hali gibi) Dosya kapsamından, davacı … ile davalı … arasında miras ilişkisi bulunmadığı gibi, dava konusu taşınmazın bir başka nedenle de elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, mahkemece dava konusu taşınmazda tarafların iştirak halinde zilyet olduğunun tespitine karar verilmesi isabetsiz ise de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “iştirak halinde” sözcüklerinin hüküm yerinden çıkarılarak, yerine “müştereken” sözcüğünün yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,22.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.