Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/25875 E. 2017/15633 K. 11.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/25875
KARAR NO : 2017/15633
KARAR TARİHİ : 11.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçirilmiş eşya üzerinde tasarruf
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ”09.08.2011” olarak yazılması yerine ”2011” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, olay yerinde bulduğunu iddia ettiği suça konu telefonu resmi makamlara bildirmesi yerine esnaflara sorarak sahibini aradığı şeklindeki suçtan kurtulmaya yönelik savunması karşısında; sanığın, bankın üzerinde bulunan müştekiye ait cep telefonunu çalması şeklindeki eyleminin TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilerek; 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi uyarınca ”Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, sanıklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar” ile 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra ve sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMK 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına 11.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.