YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1788
KARAR NO : 2017/12426
KARAR TARİHİ : 24.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Katılma istemi karara bağlanmayan şikayetçi kurum vekilinin 5271 sayılı CMK’nın 260. maddesinin 1. fıkrası uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu anlaşılmakla; dilekçe ile usulüne uygun olarak yaptığı katılma istemi hakkında mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeyen ve suçtan zarar gördüğü açıkça anlaşılan şikayetçi kurum vekilinin katılma isteminin 5271 sayılı CMK’nın 237. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
6352 sayılı Kanun’un 84. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesine eklenen 5. fıkra uyarınca, 05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar yönünden zararın soruşturma tamamlanmadan önce tazmin edilmesi halinde kamu davası açılamayacağı, başka bir anlatımla zararın giderilmemesinin dava şartı olduğu ve dava şartının gerçekleşmemesine rağmen dava açılması halinde 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilerek, ayrıca sanığın 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin 5. fıkrası hükmünden kaç kez yararlandığının denetimi açısından verilecek kararın 6352 sayılı Kanun’un 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 6. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydının sağlanması gerekir.
Somut olayda; sanığın da tüketim bedelini iddianamenin kabul tarihi olan 15/05/2014 tarihinden önce 13.06.2013 tarihinde ödendiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden, düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle tebliğnamaye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 168/5. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu’nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne yerel mahkemesince GÖNDERİLMESİNE, 24.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.