Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/5075 E. 2017/15913 K. 13.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5075
KARAR NO : 2017/15913
KARAR TARİHİ : 13.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin motosikletinin herhangi bir yere sabitlenmeden, bırakıldığı ve bu suretle çalındığının anlaşılması karşısında; eylemini CGK’nın 17.01.2013 tarih, 2013/13-72 Esas ve 2013/374 Karar sayılı kararında da ifade edildiği gibi 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Yasa’nın 141/1. maddesi uyarınca uygulama yapılması,
Kabule görede,
2-İddianamenin kabulü kararı da dahil olmak üzere, duruşmaya hazırlık tutanağı, duruşma tutanakları ile gerekçeli karar başlığında yargılamaya Çocuk Mahkemesi sıfatıyla bakıldığının belirtilmemiş olması,
3-Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 40/3-4. maddesi, Birleşmiş Milletler Çocuk Ceza Adaleti Sisteminin Uygulanması Hakkında Asgari Standart Kuralları’nın 16. maddesi, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 34/3. maddesi, Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 17. maddesindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde, sosyal çalışma görevlilerinin suça sürüklenen çocukların  özelliklerini, toplumda yapıcı bir rol üstlenmesini ve mahkemece yararlanılabilecek toplumsal kaynakların tanınmasını sağlamak üzere düzenleyecekleri sosyal inceleme raporu giderlerinin yargılama gideri olarak suça sürüklenen çocuğa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4-Suç tarihinde hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen cezanın iki yıldan az olması karşısında; hakkında “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları nazara alınarak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda” değerlendirme yapılarak CMK’nın 231/5. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve TCK’nın 51. maddesindeki erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
5-5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4. maddesinde “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Her ne kadar 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
6-Kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50/1-d maddesi uyarınca belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma tedbirine çevrilmesi sırasında hangi yerlere gitmekten ya da hangi etkinliği yapmaktan yasaklandığı belirtilmeyerek infazda tereddüte neden olunması,
7-5237 sayılı TCK’nın 31/1. ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11/1. maddeleri uyarınca, 5395 sayılı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, cezai sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca danışmanlık tedbirlerine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 13.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.