YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3001
KARAR NO : 2008/184
KARAR TARİHİ : 21.01.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda;kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün,süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi,gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalının maliki olduğu aracın çarpması sonucu hasar meydana geldiğini, sigortalısına ödediği tazminattan, davalının %75 kusur oranına isabet eden toplam 1.874.82 YTL’nin rücuen tahsili için davalı borçlu aleyhinde başlatılan ilamsız icra takibinin itiraz sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına,%40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazaya karışan aracın daha evvel noter satış sözleşmesi ile üçüncü bir şahsa satıldığını, ancak devrinin alınmadığını, bu nedenle kazada müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalı her ne kadar kazadan önce noter satış sözleşmesiyle aracını üçüncü bir şahsa satmış ise de, trafikte kendi adına kayıtlı olduğundan, davanın kabulü ile, davalının takibe vaki itirazının iptaliyle takibin devamına, davalının asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2918 Sayılı KTK.’nun 20/d maddesi hükmü uyarınca, noterlerce gerçekleştirilen devir işlemleri araç mülkiyetinin devri için yeterli olup, işlemin tamamlanması için trafik tesciline alıcı adına tescil işlemi yapılması mutlak koşul değildir. Tescil işlemi idari bir tasarruf olup, yaptırılmaması ayrı bir yaptırıma tabidir ve mülkiyetin devri için kurucu nitelik taşımaz.Bunun sonucu olarak da,trafik kayıtları mülkiyeti gösteren sicillerden olmakla birlikte,bu karine kesin değildir. Ayrıca noter satışıyla devralan, adına tescil işlemi yaptırmamış olsa dahi aracın maliki sayılır.
Somut olayda, kazaya karışan ve davalı … adına kayıtlı olan araç, … 2.Noterliği’nin 28.01.1998 tarih,…. yevmiye numaralı işlemi ile vekil … … tarafından, dava dışı …’a satılmıştır.Trafik Tescil Şube Müdürlüğü’nün 22.03.2006 tarihli yazısında,davalı …’ın,vekil … …’ı satış işleminden önce … 8.Noterliği’nin 26.01.1998 tarih ve 02914 yevmiye numaralı azilnamesi ile azlettiği anlaşılmıştır.Anılan noter satış sözleşmesi ve azilnamenin onaylı suretleri ilgili noterliklerden celbi ile,azilnamenin satıştan önce vekil … …’a tebliğ edilip edilmediği,satışın geçerli olup olmadığı araştırılarak,sonucuna göre karar verilmesi gerekirken,eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-HUMK’nun 275. ve takip eden maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde, bilirkişinin oy ve görüşü alınarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Trafik kazalarında, tarafların kusur oranlarının tespiti ve maddi tazminat miktarının hesaplanması uzmanlığı gerektiren konulardandır.
Bu durumda mahkemece, taraf delilleri toplanıp, uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan kusur ve hasar konusunda rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli değildir.
3-Haksız fiilden doğan tazminat alacakları likid olmadığı halde, davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1),(2) ve (3) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Abdülaziz Oral’a geri verilmesine 21.1.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.