Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/3228 E. 2007/2830 K. 27.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3228
KARAR NO : 2007/2830
KARAR TARİHİ : 27.09.2007

-Y A R G I T A Y İ L A M I-

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın davalı … ve…yönünden kabulüne, … … … ve … Karadeniz yönünden reddine ilişkin Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 13.6.2006 gün ve 2004/342-2006/437 Yargıtay’ca incelenmesi davalılar … ve … ile davacı … vekilleri tarafından temyiz edilmiş ve davalılar … ve … vekili tarafından duruşma istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 25.9.2007 Salı günü için taraflara gönderilen … kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davalı … vekili Av… .., davalı … vekili Av. … … geldi. Davacı … vekili Av. … …’ın hazır oldukları anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteklerinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalılardan …’in müvekkili bankaya olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibinde borcunu karşılayacak haczi kabil malının bulunmadığını ancak kendisine ait taşınmazı alacaklılardan mal kaçırma amacıyla … …’e … …’ede bir kısım paylarını … … … ve … Karadeniz’e sattığını öne sürerek yapılan satış işleminin iptalini talep etmiştir.
Davalılar Aciz belgesinin geçersiz olduğunu, satışın gerçek olduğunu, iyi niyetli olduklarını savunarak davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece borçlu davalı … ile … arasında 434 nolu parselin satışı ile ilgili tasarrufun davacı bakımından iptaline, aynı parselin … adına kayıtlı 2135/6130 pay üzerinde davacıya … icra yapabilme yetkisi tanınmasına, …’in davalı …’a satılan 2600/6160 payın rayiç bedeli 69.166.02 YTL ve ……’e satılan 1425//6160 payın rayiç değeri 18.297.52 YTL’nin …’den tazminine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka ile davalılardan … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 3. kişi davalı … … aleyhindeki davanın kabulüne karar verilirken gerekçe olarak edimler arasında fahiş farkın bulunması, 4. kişi durumunda bulunan … … … ve … Karadeniz aleyhine açılan davanın reddine karar verilirken de gerekçe olarak, adı geçenlerin kötü niyetli olduklarının davacı banka tarafından kanıtlanamadığı gösterilmiştir.
Dava, İ.İ.K.’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin bulunmaktadır. İ.İ.Y.’nun 278/2 maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitlerin yani tasarrufların iptale tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Hal böyle olunca satışa konu taşınmazlardaki payların tapudaki satış değerleri ile, tasarrufun yapıldığı 20…..2003 tarihindeki değerlerinin duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması gerekir. Gerçek değerin tespiti yolunda iki ayrı bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır. Birinci bilirkişi raporunda, taşınmazın niteliği tarla olarak kabul edilmiş ve ona göre değer tespiti yapılmış, ikinci bilirkişi raporunda zemin ile birlikte üzerindeki yapılar göz önünde bulundurularak değer tespiti yoluna gidilmiştir. İki bilirkişi raporu arasındaki görünen çelişkinin giderilmesi yoluna gidilmemiştir. Kaldı ki, ikinci bilirkişi raporunda da varılan sonucun yani gösterilen değerlerin taşınmazların tasarruf tarihindeki değerleri olup, olmadığı hususunda da kesin bir kabule yer verilmemiştir. Öte yandan davalı … … vekili yargılama sırasında satın almadan sonra taşınmaz üzerinde değer arttırıcı yeni eklentilerin ve işlemlerin yapıldığını bildirmesine karşın bu yöndeki iddiasına kalem kalem açıklık getirtilmemiş ve bunun sonucu olarak bilirkişi

raporuna da bu hususlar gerekçeleri gösteriler değinilmemiştir. Bu nedenlerle mahkemenin edimler arasındaki fahiş farkın bulunduğu yönündeki görüşüne katılma olanağı bulunmamıştır.
4. kişi durumunda bulunan … … … ile … Karadeniz’e yönelik davanın dinlenebilmesi için adı geçen kişilerin kötü niyetli olduklarının davacı tarafından kanıtlanması gerekir. … arasındaki fahiş farkın varlığı bu davalılara yönelik davada dinlenilemez. Davacı banka yargılama sırasında 4. kişiler … ve … ile borçlu ve 3. kişi arasında ilişkilerin bulunduğunu, temyiz dilekçesinde de …’nın 3. kişi … … …’in vekili …’in eşi olduğunu, … … …’ın da … isimli bir şirketin sahibi olup, bu şirketinde … Bankasından önce borçlu … aleyhine icra takibi yaptığını … sürmüşlerdir. Hal böyle olunca bu yoldaki iddianın da araştırılması zorunludur. Mahkemece bu yolda herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, davalı 3. kişi … … …’den taşınmazların satın aldığı tarihteki durumu ve satın aldıktan sonra ne gibi eklentiler ve yapılar yaptığı açıklattırılmalı ve bu yöndeki iddianın kanıtlanmasının kendisine düştüğü hatırlatılarak, bu konudaki delilleri sorulmalı ve bu arada borçlu …’den de bu konuda açıklanma istenmeli, aynı şekilde davacı bankadan … ve …’nın kötü niyetli oldukları ile ilgili tüm delillerini bildirmeleri istenmeli, gerekli açıklamalar alındıktan ve delillerde toplandıktan sonra uzman bilirkişi kurulundan satışa konu taşınmazların satış tarihindeki fiili durumu ve içerisindeki yapılar gözetilerek ona göre gerçek rayiç değerinin ne olduğu konusunda gerekçeli rapor alınmalı, 4. kişi … Karadeniz’in 3. kişi … …’in vekili …’in eşi olup olmadığı yönünden gerekli belgeler getirtilmeli, … şirketi tarafından borçlu … aleyhine yapılan icra takibi ile ilgili icra takip dosyası istenilmeli ve ondan sonrada toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olunacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Gerek davacı bankanın, gerekse davalı … … … vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, 500 YTL

duruşma vekalet ücretinin temyiz eden taraflardan karşılıklı olarak alınıp diğerine verilmesine, ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 27.09.2007 tarihinde oy birliği ile karar verildi.