YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3339
KARAR NO : 2007/2381
KARAR TARİHİ : 05.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan … aleyhine yapılan icra takibinin kesinleştiğini, borcunu ödeyecek malı bulunmadığını, yapılan araştırmada borçluya ait Büyükçekmece İlçesi, … Köyü’nde kain taşınmazın diğer davalı kız kardeşi …’e düşük bir bedelle devredildiğini, satışın alacaklıları mağdur etmek amacıyla yapıldığını bu nedenle tasarrufun iptali ile taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili borçlu …’nın krediyi ödemekten imtina etmesi sonucu davalı …’in borcu kefil sıfatı ile ödemek zorunda kaldığını, kredi taksitlerini ödemesinden dolayı davacı banka yetkililerinin yol göstermesi ile taşınmazı kendi üzerine aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre davacının verilen kesin mehile rağmen aciz belgesi ibraz edememesi sonucu davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaları elinde kat’i (İİK. 143.md.) ya da geçici (İİK. 105.md.) aciz belgesi bulunan alacaklılar açabilir.
İptal davasının dinlenebilmesi için borçlunun borç ödeme gücünün bulunmadığını gösteren aciz vesikasının alacaklı tarafından ibraz edilmesi gerekir. Aciz belgesinin dava açılmadan, dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasında ve hatta hükmün Yargıtay’ca bozulmasından sonra bile sunulma olanağı vardır. Yargılama sırasında aciz belgesi ibraz edilmemiş ise de, davacı vekili temyiz dilekçesine kesin aciz belgesini eklemiştir. Bu durumda tarafların delilleri toplanıp değerlendirilmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Kabule göre de; dava şartı bulunmadığı nedeniyle dava reddedilmiş olmakla, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 5.7.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.