Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/4267 E. 2008/1099 K. 10.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4267
KARAR NO : 2008/1099
KARAR TARİHİ : 10.03.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların malik ve sürücüsü oldukları aracın tam kusurlu çarparak hasara neden olduğunu belirterek, sigortalısına ödediği 10.250.00 YTL tazminattan, davalıların sigorta şirketlerinden talep edilen 3.075.00 YTL ve aracın sovtaj bedeli olan 4.100.00 YTL’nin mahsubu ile bakiye 3.075.00 YTL’nin ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davayı kabul etmediklerini, aynı olayla ilgili davacının sigortalısı aleyhine dava açtıklarını, kusur oranının henüz belli olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 1.537.50 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan 27.03.2007 tarihli bilirkişi raporunda, davalı araç sürücüsü …’nın %75 oranında, davacı sürücüsü … in ise %25 oranında kusurlu oldukları belirlenmiştir. Aynı olay nedeniyle, …’nın aracındaki hasarın tazmini için sigortalı araç malik ve sürücüsü aleyhine açtığı, Ankara 5. Sulh Hukuk
../…

-2-
2007/4267
2008/1099

Mahkemesi’nin 2006/77 Esas sayılı dava dosyasında alınan 29.06.2007 tarihli Karayolları Trafik Fen Heyeti raporunda, …’nın kusursuz, … ’in %100 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi raporları arasındaki kusur dağılımına ilişkin farklılık vardır. Bu durumda mahkemece, İTÜ Karayolları Kürsüsü gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişiden denetime yeterli rapor alınarak tüm delillerin değerlendirilmesi sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle,davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 10.3.2008 tarihinde oybirliğiyle oybirliğiyle karar verildi.