Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/45 E. 2007/403 K. 13.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/45
KARAR NO : 2007/403
KARAR TARİHİ : 13.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı tapu kaydına ve kadastro öncesi sebebe dayanarak genel kadastro sonucu davalı Hazine adına oluşan tapu kaydının iptal ve tescili isteği ile dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 267 parselin davacı … adına tapuya tesciline dair 16.6.1982 tarih 1981/31-1982/103 sayılı kararın davalı Hazinece temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 7.2.1983 gün 1983/893-1026 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı … mirasçıları 23.6.2006 tarihli dilekçeleri ile HMUK’nun 429. maddesi gereğince mahkemenin duruşma günü tayinine karar verilmesini talep etmişler, mahkemece 17.7.2006 tarihli kararla talebin reddine karar verilmiş; hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK’nun 409/2 maddesinde, oturum gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hallerde, gün tespit ettirilmemiş ise, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosyanın işlemden kaldırılacağı, aynı yasanın 409/5 maddesinde ise, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davaların açılmamış sayılacağı, bu hususta mahkemece kendiliğinden karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan yasa hükmünün Yargıtay’dan bozularak geri gönderilen davalara da uygulanacağı 5.10.1980 gün ve 1980/2-1 sayılı İçtihadi Birleştirme Kararı ile de benimsenmiştir.
Ne var ki 16.7.1981 tarih 2494 sayılı yasa ile HUMK’nun bazı maddeleri ile birlikte 429 ve 434 maddelerinde değişiklik yapılmış, 442/A maddesi ilave edilmiştir.
HUMK’nun 429/2, 434/3 ve 442/A maddelerinde, temyiz eden tarafın, temyiz dilekçesini verirken temyiz giderlerini peşin olarak ödeyeceği, Yargıtay’ın temyiz edilen kararı bozması halinde mahkemenin tarafları kendiliğinden duruşmaya davet etmesi için gerekli giderleri temyiz edenden peşin olarak alacağı öngörülmüştür. Ayrıca 2494 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK’nun 429/2 maddesine göre, Yargıtay’ın bozma kararı üzerine, mahkeme tarafları doğrudan duruşmaya davet etmekle yükümlü olduğundan, bu halde 409/2 maddesi hükmünün uygulanmasına ilişkin 15.10.1980 tarih ve 1980/2-1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da konusuz kalmıştır.
Somut olayda, mahkemenin 16.6.1982 gün 1981/31-1982/103 sayılı kararı, davalı hazine vekili tarafından 6.12.1982 tarihinde temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 7.2.1983 gün 1983/893-1026 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamı davacıya 28.3.1983 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili 23.6.2006 tarihli dilekçe ile duruşma günü tayin edilmesini talep etmiş, mahkemece HUMK’nun 409 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılması nedeniyle talebin reddine karar verilmiştir.
Tüm bu açıklamaların ışığında, HUMK’nun 429/2 maddesi hükmüne göre Yargıtay’ın bozma kararı üzerine mahkeme tarafları kendiliğinden duruşmaya davet etmekle yükümlü olup, tarafların oturum gününün saptanması için mahkemeye başvurması da zorunlu değildir. Anılan usul hükümleri buyurucu nitelikte, hakime kendiliğinden harekete geçme yetki ve yükümlülüğü tanıyan kamu düzeni ile de doğrudan ilgili hükümlerdir.
O halde mahkemece yapılacak iş; usulün değişik 429/2 maddesi uyarınca kendiliğinden tarafları duruşmaya davet etmek ve belirlenecek duruma göre karar vermekten ibarettir.
Bu husus nazara alınmadan ve taraflara duruşma günü tebliğ etmeden dosyanın işlemden kaldırılması ve davanın açılmamış sayılması halinin gerçekleşmiş olduğu gerekçesi ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerindedir kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 13.2.2007 günü oybirliğiyle karar verildi.