Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/4557 E. 2009/6685 K. 22.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4557
KARAR NO : 2009/6685
KARAR TARİHİ : 22.10.2009

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişiler tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, İzmir 4.İcra Müdürlüğü’nün 2005/1184 Esas sayılı dosyasında 09.04.2008 günü davacı …’ın konutunda yapılan hacze konu tüm beyaz eşyaların davacı … tarafından İzmir 4. İcra Müdürlüğü’nün 2000/5152 Esas sayılı dosyasında ihalede satın alındığını, bunun dışındaki malların ise vefat eden annesinden kendisine miras yolu ile intikal ettiğini, yine aynı gün diğer davacı …’in konutunda yapılan hacze konu tüm menkullerin de fatura ile satın alınmış eşyalar olduğunu belirterek, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği borçluların ikametgah adresinde yapıldığını,mülkiyet karinesinin alacaklı yararına bulunduğunu, davacı …’in borçlu …’ın eşi,davacı …’ın ise borçlu …’nün oğlu olduğunu,alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı hareket ettiklerini, ihaleden alınan mahcuzların ileride hacze konu olabileceğini bilebilecek durumda olan davacı üçüncü kişinin bu malları hacizden kurtarmak için hareket ettiğini,sunulan faturaların her zaman temini mümkün belgelerden olduğunu belirterek, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapıldığı, borçluların davacılarla birlikte ikamet ettiklerinin kabulü gerektiği, davacılar ile borçlular arasında yakın akrabalık bağı bulunduğu, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin alacaklı yararına bulunduğu, ispat yükü kendisine düşen üçüncü kişilerin iddialarını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlayamadıkları, borçlunun borcundan ötürü haczinin mümkün olduğunu bile bile babasının eşyalarını ihale ile satın alan davacının, alacaklıdan mal kaçırmak için borçlu ile danışıklı hareket ettiğinin kabulü gerektiği” gerekçesi ile davanın reddine, takibin taliki kararı verilmediğinden alacaklı vekilinin tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı (üçüncü kişiler) tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişiler tarafından İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açılan “istihkak” davası niteliğindedir.
A.Davacı (üçüncü kişi) …’nun istihkak iddiası ile ilgili temyiz incelemesinde;
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 4949 sayılı Yasanın 101. maddesiyle değişik 363. maddesi hükmüne göre; Yasa’nın yürürlüğe girdiği 30.7.2003 tarihinden sonra icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 2.000.000.000.- TL’yi geçmesi gerekir.
İİK’na 4949 sayılı Yasa’nın 102. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca parasal sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerlendirme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların (on milyon TL) 10,00.-YTL ‘yi aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
2008 yılında bu parasal sınır 3.600,00.-YTL olarak uygulanmıştır. Öte yandan 20.11.2008 gün ve 27060 sayılı Resmi Gazete’de ilan edilen Maliye Bakanlığı’na ait 387 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde, 2009 yılı için belirlenen yeniden değerlendirme oranı % 12 olarak öngörülmüştür. Buna göre, 2009 yılında icra mahkemelerince istihkak davaları sonucunda verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 4.030,00.-YTL’sını geçmesi gerekir.
Somut olayda, temyiz konusu dava değeri 3.500,00.-YTL’dir.
Bu durumda hüküm kesin nitelik taşıdığından İİK’nun 363, 365/3, Ek 1. maddeleri uyarınca davacı (üçüncü kişi …) vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmektedir.
B.Davacı (üçüncü kişi) …’nun istihkak iddiası ile ilgili temyiz incelemesine gelince;
1.Davacı (üçüncü kişi) vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Somut olayda dava konusu mahcuzlardan plazma tv ve bilgisayar ile ilgili sunulan faturaların gerçekliği ve belirtilen menkullere uygunluğu araştırılmadan,bu bağlamda satıcı firmanın ticari defter ve kayıtları ve fatura dip koçanları üzerinde inceleme yapılmadan, bu eşyalar yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı (üçüncü kişiler) vekilinin davacı … ile ilgili temyiz dilekçesinin İİK’nun 363, 365/3, Ek 1. maddeleri uyarınca REDDİNE; davacı … ile ilgili B-1.bentte belirtilen sair temyiz itirazlarının reddine, B.2. bentte belirtilen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 22.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.