YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5874
KARAR NO : 2009/2324
KARAR TARİHİ : 13.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminhat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigorta olan araca, davalının maliki olduğu aracın tam kusurlu çarparak hasara neden olduğunu ileri sürerek sigortalısına ödenen miktardan kalan 58.858.YTL’nin ödeme tarihinden faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, aracın maliki olduklarını, davanın sürücüye karşı açılması gerektiğini, olayda kusurlarının bulunmadığını, davanın reddini savunmuş; daha sonraki ilk oturumda, aynı kaza ile ilgili olarak açılmış bulunan dava olduğunu belirterek, davanın derdestlik itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, dava konusu olayla ilgili olarak davacının selefi tarafından daha önce açılmış bir davanın bulunduğu, bu davanın mükerrer dava niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasıdır.
Mahkemece., aynı konuda daha önce açılmış bir dava olduğu belirtilerek mükerrer açılan bu davanın reddine karar verilmişse de; HUMK.nun 187. maddesi gereğince derdestlik itirazı ilk itirazlardan olup, on günlük cevap süresi
içerisinde ileri sürmesi gerekir. Davalı, 10 günlük itiraz süresini geçirdikten sonra itirazını yapmıştır. Bu durumda, mahkemece, davaya devam edilerek esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kaldı ki, itirazın süresinde yapıldığı kabul edilse bile; derdestlik itirazının kabul edilebilmesi için; her iki davanın tarafları, konusu ve dava sebeplerinin aynı olması ve de birinci davanın görülüyor olması gerekir. Somut olayımızda ise, … 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/155-292 sayılı dosyasının tarafları ve dava konusu ile bu davanın tarafları ve dava konusu aynı olmadığı gibi birinci dava, 4.Hukuk Dairesinin 22.11.2007 gün ve 2007/13024-14782 sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Buna göre de, davanın reddi isabetli değil, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.