YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6180
KARAR NO : 2009/2294
KARAR TARİHİ : 13.04.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete kasko sigortalı olan müvekkiline ait aracın, dava dışı arkadaşına emaneten verildiği sırada park edildiği yerden çalındığını, başvuruya rağmen davalı sigorta şirketince araç bedelinin ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 10.000.00 YTL’nın ihbar tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile talebini toplam 15.500.00 YTL’sına yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, aracın, yeri ve tarihi tespit edilemeyen bir kazada hasarlandığını, hırsızlık olayının belirtilen yer, şekil ve tarihte gerçekleşmediğini, davacının ihbar yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle zararın teminat dışında kaldığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının rizikoya ilişkin doğru ihbar mükellefiyetini yerine getirdiği, hırsızlık olayının ihbar edilen yer, tarih ve şekilde meydana geldiği, hasarın sigorta teminatı kapsamında olduğu ve aksinin davacı sigorta şirketince ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne 15.500.00 YTL’nın 02.10.2006 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazı, tazminata ticari faiz talep edildiği halde, yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığına ilişkindir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde ticari faiz istemiş olup, taraflar arasındaki ilişki, TTK.’nda düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklandığına ve bu tür sözleşmeler TTK.’nun 3. ve 4. maddeleri hükümleri uyarınca mutlak ticari davalardan olduğuna göre, ticari faiz oranına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece, yasal faize hükmedilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2.paragrafının 2.satırındaki “…yasal faizi ile..” tümcesi hükümden çıkartılarak yerine “…ticari faizi ile..” tümcesinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 627.70.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 13.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.