Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/2265 E. 2009/3087 K. 12.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2265
KARAR NO : 2009/3087
KARAR TARİHİ : 12.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı borçlu …’nin alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Antalya Gazipaşa, Yeşilyurt Köyü, 135 Ada, 10 parsel ile 113 Ada 149-251-262-284-323-374-397 ve 418 parselde kayıtlı taşınmazlarını 6.8.2007 tarihinde davalı …’ye sattığını, …’nin de muvazaalı borç senedi düzenleyerek Gazipaşa İcra Müdürlüğünün 2007/617 Esas sayılı takip dosyası üzerinden taşınmazlar üzerine 4.10.2007 tarihinde haciz konulmasını sağladığını belirterek, davalılar arasındaki tasarrufun iptaline Gazipaşa İcra Müdürlüğünün 2007/617 Esas sayılı takip dosyasından konulan muvazaalı haciz işleminden de öncelikli olarak 1. sırada dava konusu taşınmazlar üzerinde cebri icra yapabilme yetkisinin tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, taşınmazların bulunduğu ve satış işleminin yapıldığı yer itibarıyla Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu taşınmazların davalı borçlu tarafından düşük bedelle ve damadı olan diğer davalıya devredildiği, devirden hemen sonra davalı …’nün borcu nedeniyle taşınmazlara haciz konulduğu, bu haliyle davacıya ait borcun öncelikli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Gazipaşa ilçesi Yeşilyurt Köyü, 113 Ada, 397-374-284-323-262-149-418 ve 251 Parsel sayılı taşınmazlarda davalılar … ve … arasında yapılan tasarrufların İİK 278 ve devamı maddeleri gereğince iptaline, payın tashihine gerek olmaksızın davacıya taşınmazlarla ilişkin cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 277. ve devamı maddelerine dayanılarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalar yasanın 282. maddesi gereğince borçlu, borçlu ile hukuki işlemde bulunan veya borçlunun ödeme yaptığı kişiler ile bunların mirasçılarına ve kötü niyetli kişilere karşı açılabilir.
Somut olayda davalı borçlunun damadı …’ye yaptığı dokuz adet taşınmaz satışına ilişkin tasarrufun iptali ile, 3. kişi davalı …’nün dava konusu taşınmazları borçludan satın aldıktan sonra dava dışı … …’ya muvazaalı borç senedi vererek hakkında icra takibi yaptırdığı ve taşınmazlara haciz konulmasını sağladığı belirtilerek, hem borçlu ile damadı arasındaki tasarrufların iptali hem de … muvazaalı borcu nedeniyle 2007/617 esas sayılı takip dosyasından 04.10.2007 tarihinde konan hacizlerin iptali istenmiştir.
O halde İİK 282 madde gereğince davacı vekiline muvazaalı senedin alacaklısı olduğu iddia edilen … …’yı davaya dahil etmesi için süre verilmesi böylece taraf teşkili sağlanıp varsa bildireceği delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. Davacının kötü niyetli 4. kişiyi davaya dahil etmemesi veya kötü niyetli olduğunun ıspatlanamaması halinde yasanın 283/2 maddesine göre değerlendirme yapılması da göz önüne alınmalıdır.
Dava dilekçesinde 135 Ada, 10 Parsel yönünde de tasarrufun iptali istendiği halde bu parselle ilgili olumlu veya olumsuz karar verilmemesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 12.05.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.