Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/2440 E. 2009/4106 K. 09.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2440
KARAR NO : 2009/4106
KARAR TARİHİ : 09.06.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 9.6.2009 Salı günü davacı … … Sigorta A.Ş vekili Av. … ile davalı … vekili Av. …. geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin kasko sigortalı aracına davalının işleteni olduğu aracın, % 100 kusurla çarpması nedeni ile araçta meydana gelen hasar bedelinin müvekkilince sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 46.999,00 YTL tazminat tutarının TTK’nun 1301’inci maddesi uyarınca davalıdan rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı araçta meydana gelen zarar ile müvekkilinin oğlu olan araç sürücüsünün kusuru arasında uygun nedensellik bağı olmadığını, ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalıya ait araç sürücüsünün % 90, sigortalı araç sürücüsünün % 10 oranında kusurlu olduğu gerekçesi ile bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne, 41.799,10 YTL’nin davalıdan ödeme tarihi olan 24.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
TTK’nun 1301’inci maddesi hükmü uyarınca, sigorta şirketi tarafından sigortalıya yapılan ödeme zarar sorumlularından rücuan talep edilebilir.Somut uyuşmazlıkta davacı kasko sigorta şirketi, 16.08.2005 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda sigortalı araçta oluşan hasar bedeli toplamı 51.999,00 YTL’yi 24.10.2005 tarihinde sigortalısına ödemiş, ödediği tazminat tutarını kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu görünen araç sürücüsü kazada hayatını kaybettiğinden, sürücünün babası ve aracın işleteni olan davalıdan rücuan talep etmektedir.
Kaza tespit tutanağına göre, kazada hayatının kaybeden araç sürücüsü Burtay, önünde seyreden kamyonun sağından geçmek istediği sırada kamyona çarpmış, kamyon sürücüsü çarpmanın etkisi ile direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun soluna doğru savrulmuş, sol şeritte arkadan gelmekte olan sigortalı araç da kamyona çarpmış, bu oluşa göre sürücü Burtay, tam kusurlu bulunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda da, kazanın meydana geliş biçiminin, araçların konumları, hasar durumları değerlendirilerek kaza tespit tutanağındaki gibi olduğu, ne var ki, sigortalı araç sürücüsünün de çarpmanın etkisini ve hasarı azaltmak için gerekli tedbiri almadığı belirtilerek, kazada % 90 oranında müteveffa sürücünün, % 10 oranında sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Kazanın nasıl meydana geldiğine ilişkin olarak, araç sürücüleri dışında tanık bulunmamaktadır. Kamyon sürücüsü Necmettin Baştan’ın C.Savcılığı hazırlık aşamasında alınan beyanında; az hasarlı aracın (sigortalı aracın), çarptıktan sonra yolun sağ tarafında ileride durduğu, diğer aracın(davalı tarafa ait) kamyonun altına girdiği ve 15 m kadar birlikte sürüklendiğini ve arkadan tek bir çarpma sesi duyduğunu ifade etmiştir. Bu ifade ile mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki anlatım birbiri ile tam olarak örtüşmemekte ve raporda bu husustaki tereddütleri giderici yeterli açıklık bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, ….. ve …..’in beyanları da dikkate alınarak, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları da değerlendirilmek suretiyle, İTÜ de trafik alanında uzman başka bir bilirkişi heyetinden ya da Karayolları Genel Müdürlüğü trafik fen heyeti gibi kurumlardan seçilecek bilirkişi heyetinden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA 625.00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 9.6.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.