Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/2810 E. 2009/5832 K. 29.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2810
KARAR NO : 2009/5832
KARAR TARİHİ : 29.09.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkillerinin desteği …’ın hayatını kaybettiğini ileri sürerek, 6.500,00 YTL destekten yoksun kalma tazminatının başvuru tarihi olan 14.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 14.11.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 53.153,83 YTL daha artırarak artırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı eşe Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gelir bağlanması nedeni ile destek ihtiyacı içinde olmadığını, müteveffanın araçta hatır içinde taşındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın kusuru bulunmadığı; ancak, araçta hatır için taşındığının anlaşıldığı, bu nedenle belirlenen tazminattan takdiren % 10 oranında indirim yapılması gerektiği gerekçesi ile, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne, davacı … için 53.688,44 YTL destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesinde talep ettiği tazminat tutarı yönünden başvuru tarihinden, ıslah dilekçesi ile artırdığı tazminat tutarı yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmasını talep etmiştir. TTK.nun 1299/1.maddesi yollamasıyla aynı kanunun 1292/1, 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1.maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Somut uyuşmazlıkta, davalı sigorta şirketi tazminat talebinin tamamı yönünden dava açılmadan önce temerrüde düşürülmüş ise de, davacı vekilinin talebi dikkate alınarak, dava dilekçesinde talep edilen tazminat tutarı yönünden temerrüt tarihi olan 25.01.2008, ıslah ile artırılan tazminat tutarı yönünden ıslah tarihi olan 14.11.2008 tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekir. Mahkemece anılan husus gözardı edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1 numaralı bendinin 1. satırında yer alan “05.12.2007 kaza” ibaresi hükümden çıkarılarak, yerine “6.500,00 YTL’si için 25.01.2008 tarihinden, bakiye tazminat tutarı olan 47.188,44 YTL’si için ıslah” ibaresinin eklenmesine, hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONAMMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2.174.40.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 29.9.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.