Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/4483 E. 2009/7353 K. 09.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4483
KARAR NO : 2009/7353
KARAR TARİHİ : 09.11.2009

-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ :23.12.2008

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı tazminat davasının reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesiyle, mülkiyeti davacıya ait ve davalıya kasko sigortalı aracın kaza sonucu hasarlandığını, davalı tarafından sürücünün alkollü olduğu gerekçe gösterilerek hasar bedelinin ödememesi üzerine yapılan icra takibinin itiraz edilerek durdurulduğunu açıklayıp, haksız itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesiyle, kaza sırasında davacıya ait araç sürücüsünün alkollü olduğunu, kazanın alkolün etkisi ile meydana gelmiş bulunduğunu ve hasarın teminat dışında kaldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; kaza münhasıran sürücünün alkollü olmasının etkisi ile meydana geldiği ve hasarın teminat dışında kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, sigorta teminatı dışında kalan halleri düzenleyen poliçe genel şartlarının A.5.5. maddesi ile bu düzenlemenin dayanağını teşkil eden Karayolları Trafik Kanunu’nun 48. maddesi uyarınca, dava konusu hasar bedelinin teminat harici olabilmesi için, sigortalı araç sürücüsünün alkollü bulunması

../…

– 2 –
2009/4483
2009/7353

ve kaza ile hasarın münhasıran sürücünün aldığı alkolün etkisiyle meydana geldiğinin sigorta şirketi tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. Mahkemece, Dairenin yerleşmiş uygulaması uyarınca, nöroloji uzmanı doktor, hukukçu ve makine mühendisi bilirkişilerden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılmışsa da, anılan raporda, olayın “münhasıran” alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği konusunda açık bir belirleme yapılmamıştır. Bu durum karşısında mahkemece, olayın “münhasıran” alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği konusunda açık bir belirleme yapılması için, oluşturulan bilirkişi kurulundan ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 9.11. 2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.