Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/5918 E. 2010/1470 K. 23.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5918
KARAR NO : 2010/1470
KARAR TARİHİ : 23.02.2010

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, … İcra Müdürlüğünün 2007/6689 Esas ve … İcra Müdürlüğünün 2007/708 talimat sayılı dosyasından, 07.06.2008 tarihinde davacıya ait kule vincin haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, dava konusu vincin davacı tarafından takiptin sonra, hacizden önce dava dışı … İnşaat AŞ,den satın alındığının anlaşıldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Haciz 07.06.2008 tarihinde, borçlu şirketin eski, davacı şirketin ise yeni şantiye alanında yapılmıştır. Mülkiyet karinesi davacı 3.kişi yararınadır. Her ne kadar icra müdürlüğünün hatalı işlemi sonucu, 3.kişi dava açmak zorunda bırakılmış ise de, bu durum ispat külfetinin yer değiştirmesine neden olmayacaktır. İspat külfeti alacaklıya aittir. Ancak, davalı alacaklının bu yasal karinenin aksinin her türlü delille ispatlaması olanaklıdır.
Davalı alacaklı, hacizli vincin 26.07.1997 tarihinde borçlu tarafından Finansal kirama yolu ile kiralandığını ve bilahare malik olduğuna ilişkin sözleşme sunmuştur.
Davacı 3.kişi … AŞ.ise, dava konusu kule vincin borçlu tarafından 22.02.2007 tarihinde dava dışı … İnşaat Ltd. Şti’ne satıldığını, anılan şirketinde 18.10.2007 tarihinde kendilerine sattığını ileri sürerek faturalar ve ödemeye ait belgeleri delil olarak sunmuştur.
Dava konusu vincin öncesinde borçluya ait olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakta olup alacaklı tarafından hacizli malın borçluya ait olduğu ispatlanmıştır. Davacı 3.kişi önceden borçluya ait olan vincin bilahare kendilerine satıldığını ileri sürmektedir.
Borçlu … İnşaat AŞ ile … İnşaat AŞ 2006 yılında …’ın … da yaptırdığı konutların çevre düzenleme VS, işinin ihalesini almış ve anılan ihale kapsamında borçlu … şirketi iş makinelerini şantiye sahasına getirerek faaliyete başlamıştır.Ancak 26.06.2007 tarihinde taraflar arasındaki sözleşme bankaca fesh edilmiş ve bu kez inşaat işi … İnşaat AŞ ‘nin devamı olan davacı … Müteahhitlik AŞ’ne verilmiştir.
Dosya kapsamından, hacizli vincin borçlu tarafından haciz adresindeki şantiyeye 2006 yılında getirildiği ve haciz tarihine kadar, bulunduğu yerden hiç kaldırılmadığı sabittir. Davacı 3.kişi bu vincin 22.02.2007 tarihinde dava dışı … İnşaata satıldığını ve daha sonra kendilerinin aldığını iddia etmekte ise de yaklaşık 8 ay boyunca alıcı firmanın satın aldığı malı teslim almayarak herhangi bir kira ilişkisi dahi olmadan, yerinde bırakması ve daha sonra davacı firmaya satmış olması yaşam deneyimlerine uygun bulunmamıştır.
Kaldı ki, taşınır mal mülkiyeti teslimle geçtiği halde, borçludan dava dışı şirkete yapılmış bir teslim ve geçerli bir mülkiyet nakli olmadığı halde malik olmayan şirket tarafından davacıya yapılan satışında geçersiz olacağı tartışmasızdır.
Tüm bu olgulardan, borçlunun, … İnşaatın devamı olan davacı şirketle üçlü iş ilişkisi içerisinde iken, alacaklılardan mal kaçırma amacı ile kağıt üzerinde hacizli vincin dolaylı yolla satış gösterildiği ve bunu uygun olarak ticari defterlere geçirildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, davalı alacaklının karine aksini ispatladığının kabulü ile davacı 3.kişinin davasının reddi yerine aksi düşüncelerle kabulüne kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle,davalı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 23.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.