YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4374
KARAR NO : 2012/10347
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araca, davalının maliki olduğu aracın çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, hasar bedeli 21.389 Euro’nun müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, davalıya ait aracın trafik sigortacısından 14.875 TL tahsil edildiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu, TTK’nun 1301. maddesi gereği ödenen bedelin rücuan tahsili için davalıya yönelik başlattıkları icra takibine davalının itiraz ettiğini bildirerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazanın oluşumunda davacıya sigortalı aracın kusurlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile icra takibine itirazın kısmen iptaline, takibin 4.196,62 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
../…
-2-
2012/4374
2012/10347
2-Dava, TTK’nun 1301. maddesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
TTK.nun 1283. maddesi hükmü uyarınca, sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlüdür. Sigortalının 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince ödemesi gereken KDV de, sigortalının hasar nedeniyle uğradığı zarar kapsamındadır. Mahkemece, parça ve işçilik kalemlerine KDV eklemeden hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş olması doğru olmayıp davacının daha önce verilen kararı temyiz etmemesi nedeniyle davalının kazanılmış hakları gözetilerek KDV’den sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Mahkemece bozma öncesi verilen karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda, davalının kazanın oluşumunda %62’5 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili kararı süresinde temyiz etmemiş, davalı vekilinin ise kusur oranlarına yönelik temyiz itirazları Daire’ce reddedilmiş olup taraflar yönünden kusur oranları kesinleşmiş olduğundan bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda davalının %65 oranında kusurlu olduğunun bildirilmesi ve mahkemenin bu oranı esas alarak hüküm kurması da isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 1.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.