YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6291
KARAR NO : 2009/8029
KARAR TARİHİ : 24.11.2009
…
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın (römork) gümrük işlemleri için davalıya ait Erenköy Gümrük Müdürlüğüne bağlı antrepoya bırakıldığını, gümrük işlemlerinin bittiği bildirilince antrepoya gidildiğinde aracın çalındığının anlaşıldığını, bilahare aracın hasarlı olarak bulunduğunu ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini ileri sürerek, 20.000,00.TL.nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, römork içindeki emtianın gümrük işlemleri yapılıp ilgilisine teslim edildiğini, aracın gümrük sahası dışına çıktıktan sonra çalınması sonucu meydana gelen hasardan sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı antrepocu tarafından emtianın gümrük işlemleri tamamlanarak teslim edilmesinden sonra, meydana gelen hırsızlık olayından kaynaklanan araç hasarından davalı sorumlu olmadığından ve aracın (dorsenin) boş ya da yüklü olarak davalı tarafından muhafaza ve gözetim mesuliyetinin üstlendiğine dair bir kayıt ta olmadığından, meydana gelen hasar nedeniyle rücu hakkı olmayan davacının davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.nun 1301.maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
../…
-2-
2009/6291
2009/8029
Dosya kapsamından, sigortalı aracın içerisindeki emtianın gümrük işlemlerinin yapılması için davalıya ait antrepoya götürülüp antreponun park alanı içerisine bırakıldığı ve emtianın gümrük işlemleri tamamlanıp römorka yüklendikten sonra aracın bırakıldığı yerden (davalı şirket çalışanlarının karakol ifadelerine göre antreponun park alanı içerisinden) çalındığı ve bilahare aracın hasarlı olarak bulunduğu anlaşılmaktadır.
Olayın oluşuna göre, davacının sigortalısı ile davalı şirket arasında Borçlar kanununun 463. v.d. maddesinde tanımlanan vedia sözleşmesi kurulmuştur. Bu sözleşme ile saklayıcı, saklatanca kendisine bırakılan taşınır bir malı kabul etme ve onu güvenli bir yerde koruma borcu altına girer. Davalı şirket kendisine güvenerek gelen müşterilerini her türlü tehlikeye karşı korumak üzere gerekli önlemlerini almak zorunda olup, bunu yapmadığı takdirde meydana gelen zarardan sorumludur. Yani, davalı şirket üzerine düşen tüm dikkat ve özeni gösterse dahi, bu hasarın meydana geleceğini ispat etmediği takdirde meydana gelen zararı ödemekle yükümlüdür.
Somut olayda, davalı şirket davaya konu olayın ve hasarın meydana gelmemesi için gerekli tedbirleri aldığını ispat edebilmiş değildir. O halde, davalı tarafın kendisine bırakılıp teslim edilen aracın güvenli bir şekilde muhafazasından ve aynen iadesinden sorumludur.
Bu durumda mahkemece; olay yerinde keşif yapılarak sigortalı aracın çalındığı yerin antreponun park alanı içerisi olup olmadığının tespiti ve sigortalı araçta meydana gelen gerçek zarar miktarı belirlendikten sonra, yukarıdaki açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.