Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/6551 E. 2009/7109 K. 03.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6551
KARAR NO : 2009/7109
KARAR TARİHİ : 03.11.2009


-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1) …
2) … Madencilik İnş. Nak. Ve Dış Tic. Ltd. Şti.
3) …
DAHİLİ DAVALI :4) T. … A.Ş. Gen. Müd.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiş, davalılar … Mad. İnş. Nak ve Dış Tic. Ltd. Şti. ve … vekillerince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 3.11.2009 Salı günü davacı … vekili Av. … ile davalılar T…. A.Ş vekili Av. … geldiler. Diğer davalılar … Mad. İnş. Nak ve Dış Tic. Ltd. Şti. ve … ile … tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ve davalı T…. A.Ş vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili davalılardan …’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında icra takibi yaptıklarını ancak borçlu davalının alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait 3962 ada 7, 3963 ada 13, 7464 ada 4 ve 7500 ada 9 parsel sayılı taşınmazlarını davalılardan … Madencilik İnş. Nak. ve Dış Tic. Ltd. Şti’ne sattığını, bu şirketin 7 ve 13 sayılı parselleri davalılardan …’e sattığını, 4 ve 9 nolu parsele ise T…. A.Ş. tarafından ipotek konulduğunu öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir, yargılama aşamasında T…. A.Ş. davaya dahil edilmiştir.
Davalılardan … ve … Madencilik İnş. Nak. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili, taşınmazların ticari
../…

-2-
2009/6551
2009/7109

amaçla satıldığını, satış parası ile borçlunun borçlarının ödendiğini, işlemlerde muvazaa bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı …, iyi niyetli olduğunu, borçlu ile işlemde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı T…. vekili, dahili dava yolu ile davaya dahil edilmelerinin usule uygun bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece borçlu davalı ile davalı şirket ortakları arasında akrabalık bulunması nedeniyle … ve … Madencilik İnş. Nak. ve Dış Tic. Ltd. Şti’ne yönelik davanın kabulüne, bu davalılar arasındaki tasarrufun iptaline, davacı tarafa 4 ve 9 nolu parseller üzerinde haciz ve satış yetkisi tanınmasına, 7 ve 13 nolu parsellerin elden çıkarılmaları nedeniyle 7 nolu parselin 497.319.00, 13 nolu parselin 59.719.00 TL. gerçek değerleri oranında davalı şirketin sorumlu tutulmasına ve icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olarak kendisinden tahsiline, diğer davalılara ilişkin davanın reddine karar verilmiş; hüküm, tüm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Tasarrufun iptali davaları icra takibine bağlı davalar olup,sonuçta verilen iptal kararı da icra takibindeki miktarla sınırlı tutulmaktadır. Bunun sonucunda da alacağın herhangi bir şekilde ödenmesi halinde davanın konusu kalmamaktadır. Somut olayda davacı vekili 03.11.2009 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile davanın dayanağını oluşturan ve İstanbul 8. icra müdürlüğünün 2005/7659 sayılı takip dosyası ile takibe konu edilen alacağın dosyasına ödenmiş olduğunu bildirmiştir. Bu nedenle mahkemece, borcun ödendiğinin anlaşılması halinde dava konusuz kalacağından İİK.nun 281/3 maddesi göz önüne alınarak buna göre hüküm tesisi gerekir.
2)Yine mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararında, ‘davacının davalı … hakkında açtığı dava ile 4 ve 9 nolu parseller üzerinde kurulan ipoteğin iptaline dair … hakkındaki davanın reddine’ karar verildiği halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasının birinci bendinin sonunda ‘Davacının davalı … hakkında açtığı dava ile 4 ve 9 nolu parseller üzerinde kurulan ipoteğin iptaline, dahili davalı … hakkındaki davanın reddine’ şeklinde karar verilmiştir. Bu durum HUMK.nun 381/2. ve 389. maddesine aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca; 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4
../…

-3-
2009/6551
2009/7109

Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması usul ve yasaya aykırı olup, bu durum hükmün infazında da tereddüt oluşturacağından yukarıdaki tevhid-i içtihat kararına uygun bir karar verilmesi gerekir.
SONUÇ:Davalıların temyiz itirazları yerindedir,kabulü ile hükmün yukarda (1) ve (2) nolu bentlerde yazılı nedenlerden ötürü BOZULMASINA, 625.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı T…. A.Ş.’ne verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 3.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.