Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/7694 E. 2009/8513 K. 17.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7694
KARAR NO : 2009/8513
KARAR TARİHİ : 17.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı …A.Ş. vekili, davalılardan …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını; ancak, alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalı …’a sattığını öne sürerek, yapılan tasarrufun iptalini talep etmiş, yargılama sırasında alacaklı davacı alacağını Girişim Varlık Yönetim A.Ş.ye temlik etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davacı tarafın HUMK.nun 186. maddesi uyarınca davasını tazminata dönüştürüp dönüştürmediği hususunda beyanda bulunması için verilen süreye rağmen beyanda bulunmaması ve taşınmazın halen davalılar adına kayıtlı olmaması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda taşınmaz borçludan taşınmazı satın alan 3. kişi konumundaki davalının elinde ise tasarrufun iptaline hükmedilir. Davalı 3. kişi taşınmazı elinden çıkarmış ise İİK.nun 283/2 maddesinin açık hükmü uyarınca dava o mal yerine geçen değere taalluk eder ve iptal davasını kaybeden davalı bu değer oranında tazminat ödemekle yani nakden tazminle yükümlü olur. Dava tarihinde veya dava tarihinden sonra borçludan satın alan 3. kişinin malı elinden çıkarmış olmasına rağmen alacaklının tasarrufun iptalini istemiş olması dava aşamasında davasını nakden tazmine dönüştürmesine engel teşkil etmez. Bu hak yasaca alacaklı davacıya tanınmış bir hak olduğundan ve ayrıca talep olmaksızın yasa gereği bedele dönüştüğünden açılan davanın artık nakden tazmin davası olarak sürdürülmesi gerekir. Somut olayda davalı borçlu … tarafından 3. kişi …’a satılan taşınmaz daha sonra 21.07.2005 tarihinde dava dışı 4. kişi konumunda olan …’a satılmış ise de davacı alacaklı 4. kişiyi davaya dahil etmemiştir. Bu durumda tasarrufun iptali davasının İİK.nun 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüştüğünün kabul edilerek tarafların buna ilişkin delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, olayda uygulama yeri olmayan HUMK.nun 186. maddesinden bahisle yazılı olduğu üzere karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar …, …’a geri verilmesine 17.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.