YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7753
KARAR NO : 2009/6218
KARAR TARİHİ : 12.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun dava konusu taşınmazdaki hisselerini diğer davalı …’a satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Diğer davalı … vekili davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, yapılan tasarrufta satış bedeli ile gerçek değer arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİY’nın 278/2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2- Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malların tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir.
Dava konusu olayda taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri alacak miktarından daha fazladır. Bu durumda karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde maktu olarak alınması doğru görülmemiştir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 2. numaralı bendinde yer alan “14,00” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “2.193,75” ibaresinin yazılmasına aynı bentteki “ile” kelimesinden sonraki bölümün tamamen çıkarılarak yerine “2.107,35 bakiye karar ve ilam harcının davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsili ile hazineye irad kaydına” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2.093.35.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’ten alınmasına 12.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.