Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/9345 E. 2010/2116 K. 11.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9345
KARAR NO : 2010/2116
KARAR TARİHİ : 11.03.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete ZMSS bulunan davalıya ait aracın tesbit edilemeyen sürücüsünün 3.kişiye 1.667 TL hasar bedelinin ödendiğini, sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle sorumluluğun tamamı davalıya ait oduğundan 1.667 TL’nin ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin aracını olay tarihinden önce … isimli şahsa haricen sattığını ve teslim ettiğini işleten sıfatının ve sorumluluğunun bulunmadığını KTK.nun 95 maddesine göre rücu şartlarının oluşmadığını, kazaya ağır kusuru veya kasıtlı hareketle sebep olma durumunun da söz konusu olmadığını kusur oranını ve reeskont faizi talebini kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 1.667.TL tazminatın 12.12.2006 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 2918 sayılı KTK.nun 20/d maddesi gereğince trafikte tescil edilmiş araçların noterlerce yapılmayan her türlü satış ve devir işlemlerinin geçersiz olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik sigortası sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
ZMSS’da sigortacının rücu hakkı, TTK’nun 1301/2 maddesi 2918 sayılı KTK’nun 95/2 maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak istiab haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işletenin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir.
Bu tür davalarda sigortacı, 2918 sayılı KTK.nun 95/2 maddesi uyarınca tazminat yüklülüğünün azaltilması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri sürümeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacı bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir.
Davacı … şirketi, sigortalının olay yerini terk etmesi nedeniyle TTK.nun 1301/2 maddesindeki yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürmüş ise de, salt olay yerinde bulunmamak sigortacının kendi sigortalısına rücu hakkını vermediği gibi, ZMSS poliçesi genel şartlarının 4/a maddesine göre de, tazminatı gerektiren olay yani rizikonun işleten ya da eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, sigortacının zarar görene ödeme yaptıktan sonra kendi sigortalısına rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Görüldüğü gibi, maddede tam kusurdan değil karşıt veya ağır kusurdan söz edilmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kimliği tesbit edilemeyen, olay yerini terk eden sigortalı araç sürücüsünün kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçme kuralını ihlal etmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %100 oranında yani tam kusurlu olduğu kabul edilmiş, mahkemece de bu nedenle davanın kabulü cihetine gidilmiştir. Bilindiği üzere, ağır kusur kavramı özel hukuk kavramı olup kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade eder. Dava konusu olayda ise davalı sigortalı aracın sürücüsünün salt kırmızı
ışıkta geçmesi nedeniyle trafik kurallarına aykırı davaranışı nedeniyle %100 kusurlu bulunması, başlı başına kasıtlı yada ağır kusuru olduğu anlamına gelmez. Üstelik böyle bir durumda hasarın teminat dışında kaldığını ispat yükü TTK.nun 1282 maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Sigorta ettirene rücu sebepleri belirli olup davacı tarafından diğer rücu sebepleri ileri sürülüp kanıtlanmadığına ve mahkemenin kabul gerekçesi rücu sebeplerinden olmadığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde kabulüne şeklinde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 11.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.