YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2708
KARAR NO : 2011/3999
KARAR TARİHİ : 28.04.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Üsküdar 1.İcra Müdürlüğünün 2008/73 Esas sayılı takip dosyasında 23.12.2008 tarihinde işyerinde haczedilen menkullerin kendisine ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz yapılan işyerinin ve mahcuzların borçluya ait olduğunu, davacı tarafından sunulan kira sözleşmesi ve vergi levhasının tek başına yeterli delil teşkil etmeyeceğini savunarak davanın reddi ile % 40 icra inkar tazminatı istemiştir.
Davalı …, duruşmada mahcuzların davacıya ait olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, borçlunun üzerinde istihkak iddia edilen mahcuzların kendisine ait olduğuna dair bir iddiası bulunmadığı için davalı olarak gösterilmesine gerek bulunmadığı, vergi levhası, kira sözleşmesi ve tanık beyanlarına göre mahcuzların davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 23.12.2008 tarihli hacizdeki mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Davacı 3.kişi … ile davalı borçlu … kardeş, diğer borçlu (icra kefili) … ise amca oğludur. Haciz 23.12.2008 tarihinde 3.kişi adına vergiye kayıtlı olan işyerinde yapılmış ise de bu adres, 4.7.2008 tarihli haciz sırasında haciz mahalline gelerek icra kefili olan davalı …’nın kendi adresi olarak belirttiği adrestir. Bu durumda İİK.nun 97/a. maddesindeki yasal karinenin borçlu/alacaklı yararına olduğu açıktır. Bu yasal karinenin aksinin davacı tarafından kesin ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. HUMK.nun 299. maddesi uyarınca alacaklının haklarını etkilemeyen borcun doğumundan ve ödeme emri tebliğinden sonra düzenlenmiş adi nitelikli kira sözleşmesi ile yine borcun doğumundan ve birinci haciz tarihinden sonra 3.kişinin haciz adresinde faaliyete başlandığını gösteren vergi levhası karinenin aksini ispata yeterli değildir. Davacı 3.kişi karinenin aksini ispatlar başka belge sunmadığı gibi soyut nitelikte kalan tanık anlatımları da yeterli ve hükme dayanak yapacak nitelikte olmadığından 3.kişinin davasının reddine karar vermek gerekirken kabulü bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 28.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.