Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/10011 E. 2011/391 K. 25.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10011
KARAR NO : 2011/391
KARAR TARİHİ : 25.01.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 25.1.2011 Salı günü davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat… geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı nezdinde sigortalı olduğunu, aracın neden olduğu kaza sonucunda hayatını kaybeden kişinin yakınları tarafından açılan tazminat davası sonucunda müvekkili tarafından tazminat ödendiğini, ödenen tazminatın rücuan tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 15.291,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden işleyecek faizi ile devamına ve % 40 inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, araç işleteni tarafından zarar görenlere ödenen tazminatın, trafik sigortasından rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davacı araç işleteni, aleyhine açılan tazminat
davası sonucunda hükmedilen tazminatı icra dosyasına ödemiş, ödediği toplam tutarın rücuan tahsili için davalı … şirketi aleyhine icra takibi yapmıştır. Uyuşmazlık rücuan talep edilebilecek tutarın belirlenmesi noktasındadır. Davacı, aleyhine açılan davayı, sigorta şirketine 29.06.2006 tarihinde ihbar etmiş olup, bu tarihten itibaren işleyecek faizden sigorta şirketi de sorumludur. Mahkemece, rücu edilebilecek ödenmiş faizin ihbar tarihinden itibaren hesaplanması gerekirken, kaza tarihinden itibaren işlemiş faizin tamamının davalı … şirketinden rücu edilebileceğinin kabulü ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Ayrıca, davalı … şirketinin sorumluluğu, hükmedilen maddi tazminata göre belirlenecek, vekalet ücreti, harç ve yargılama gideri ile sınırlı olup, bu konuda tek tek hesaplama yapılarak hüküm kurulması gerekirken, hükmedilen toplam tazminatın, maddi tazminata oranı dikkate alınarak vekalet ücreti, harç ve yargılama giderinin belirlenmesi suretiyle hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 25.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.