YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12355
KARAR NO : 2012/4839
KARAR TARİHİ : 18.04.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu Sahure aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı …’a onun da davalılar Hakan ve Ayşe’ye satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili ile davalılar Murat ve Ayşe davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı …’ın borçlu Sahure ile hemşehri olduğu, borçlunun eşi ile yakın arkadaşlık ilişkisinin bulunduğu, üzerinde haciz olan taşınmazı tapudaki bedel ile satın almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ancak taşınmaz davalı … tarafından elden çıkarılmış olduğundan adı geçen davalının bedel ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Davalı …’ın iptali istenen taşınmazları bir bütün halinde alarak iki taşınmaz haline dönüştürdüğü ve davalılar Hakan ve Ayşe’ye kârı ile sattığı dosyadaki bilgi ve belgeler
den anlaşılmaktadır. Davalı …’ın, borçlunun eşini uzaktan tanıyor olması tek başına iptal nedeni olmadığı gibi taşınmazı borçludan satın alırken de taşınmazın satış bedeli ile tasarruf tarihindeki gerçek değer arasında mislini aşan fark da bulunmamaktadır. Davalı …’ye yapılan satışta bedel farkı bulunması davalı … için iptal nedeni olarak değerlendirilemez. Adı geçen davalının inşaat işi yanında lokanta işletiyor olması da borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olduğu anlamına gelemeyeceğine göre davanın yazılı gerekçelerle davalı … bakımından kabulüne karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 18.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.