Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/1721 E. 2011/2406 K. 17.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1721
KARAR NO : 2011/2406
KARAR TARİHİ : 17.03.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (alacaklı) vekili, Mersin 6. İcra Müdürlüğü’nün 2008/6682 Esas sayılı dosyasında yapılan 10.10.2008 günlü hacizde üçüncü kişinin ileri sürdüğü istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için muvazaalı olarak ileri sürüldüğünü, hacizde borçluya ait belgelerin ele geçtiğini, ödeme emrinin de bu adreste tebliğ edildiğini belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi) vekili, dava konusu hacze konu tüm mahcuzların üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, bunların bir başka takip dosyasında 28.08.2008’de kesinleşen ihalede satın aldıklarını, haczin yapıldığı Tekke….cü kişi ile borçlu şirketlerin iki ayrı tüzel kişilik olduğunu ve muvazaa iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu bir kısım malların finansal kiralama sözleşmesi ile kiralandığı, diğerlerinin ise bir başka takip dosyasında üçüncü kişinin kesinleşen ihalede satın alındığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. vd. maddesi uyarınca açtığı “istihkak iddiasının reddi” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz, ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapılmış, hacizde borçluya ait belgeler ele geçmiş, ödül ve plaketler görülmüştür. Öte yandan burası takibe dayanak faturalarda da geçen takip adresidir.
İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olup, icra müdürlüğü kararı ile İİK’nun 99. maddesinin uygulanması ispat yükünün yer değiştirmesi sonucunu doğurmayacaktır.
Karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişi, finansal kiralama sözleşmesine konu iki parça mahcuz haricindeki tüm mahcuzların kendilerine ait olduğunu, haciz tutanağında 60.000,00.-TL değer belirlenen saç işleme makinesini fatura ile diğerlerini ise borçlu hakkında devam eden bir başka takip dosyasında kesinleşen ihalede 20.08.2008‘de satın alıp, 01.09.2008’de teslim aldığını iddia etmektedir.
Üçüncü kişi şirket, takibe dayanak fatura tarihlerinden sonra… Caddesi No:10 adresinde kurulmuştur ve vergi levhasında faaliyet adresi olarak da burası gözükmektedir. Haciz ise aynı yer No:14 adresinde yapılmıştır. Davalının haciz adresine taşınması ile ilgili bir ortaklar kurulu kararı bulunmamaktadır. Borçlu ise resmi kayıtlara göre haciz adresini 12.09.2008’e kadar kullanmış ve bu tarihten sonra başka bir yere taşınmıştır.
Davacının 01.09.2008’de kesinleşen ihale nedeni ile teslim aldığı mallar 12.09.2008’e kadar borçlunun kullanımında kalmıştır. Davacı, aynı alanda faaliyet göstermeleri nedeni ile borçlunun mali durumunu bilebilecek durumdadır. Haciz tehdidi ile karşı karşıya kalacağını bildiği halde borçluya ait 600.000,00.-TL üzerindeki malı (ihalede 330.000,00.-TL’sına) satın alması ve bunları borçlunun yedinde bırakması genel yaşam deneyi kuralları ile bağdaşmamaktadır.
Üçüncü kişi ve borçlu arasında alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik örtülü iş yeri devri yapılmış, devre ilişkin İİK’nun 44. madde gereklerinin yerine getirildiği iddia ve ispat edilememiştir. Bu koşullarda BK’nun 179. maddesi gereğince devralan üçüncü kişinin de işletmenin borçlarından sorumlu olduğunun kabulü ile davanın reddi gerekirken oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 17.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.