Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/4924 E. 2011/10131 K. 01.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4924
KARAR NO : 2011/10131
KARAR TARİHİ : 01.11.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişiler vekili, İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2008/23342 Takip, Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün 2009/2788 talimat sayılı dosyasından, 23.7.2009 günü haczedilen mahcuzların müvekkili şirketlere ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını, %40 tazminatın tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlu şirket yetkilisinin huzurunda yapıldığını ve haciz mahallinde borçluya ait belgeler bulunduğunu, haciz sırasında hazır bulunan …’nın davacı … borçlu şirketlerin yönetim kurulu başkanı ve ortağı olduğunu, haciz adresinin borçlunun fiilen kullandığı adres olduğunu belirterek davanın reddini, %40 tazminatın tahsilini savunmuştur.
Borçluya tebligat yapılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; haczin davacının uzun yıllardır ticari faaliyetini sürdürdüğü adreste yapıldığı, borçlunun ise haciz adresinde ticari faaliyette bulunduğuna dair resmi bir kaydın bulunmadığı, ödeme emrinin borçluya haciz adresinden başka Bir adreste tebliğ edldiği, davacı tarafından ibraz edilen faturalarda tanımlı emtianın haciz tutanağında yer alan emtia ile uyuştuğunun tespit edilemediği gibi davacılardan … A.Ş.’ye ait demirbaş amortisman defteri, demirbaş muavin defteri ve vergi dairesine verilen 2008 yılı kurumlar vergisi beyannamesine göre isim benzerliği olan menkullerin bir bölümünün davacı kayıtlarında yer almakla birlikte ayırt
edici özelliğinin bulunmaması nedeniyle yardımcı defterlerdeki hangi demirbaşların haciz tutanağında yer alan mahcuzlardan hangisini temsil ettiğinin tespit ve değerlendirilmesi yapılmamış ise de mahcuzların davacının ticari faaliyetini sürdürdüğü iş yerinde bulunduğu ve son defa davacının uhdesinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, mahcuzların davacıya aidiyetinin tespitine hacizlerin fekkine, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
Somut olayda dava konusu haciz davacı 3.kişi … Testil San ve Dış Tic. A,Ş’nin ticari sicil adresinde ve anılan şirket ortağı ve yetkilisi … Karamolla’nın huzurunda yapıldığından İİK.’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi davacı 3.kişi … A.Ş. yararına olup aksinin davalı alacaklı tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekir.Alacaklı vekili, haczin aynı zamanda borçlu şirketin de ortağı olan … Karamolla’nın huzurunda yapılması, haciz mahallinde borçlu şirkete ait belgelerin bulunması, aynı işi yapmaları, ortakları arasındaki organik bağ nedeniyle borçlu ve davacı 3.kişi şirketlerin tek merkezden yönetildiğini belirtmiş bu konuda ticari sicil kayıtları, takip dosyası, ticari defterlerin delil olarak değerlendirilmesini istemiştir. Ticari sicil kayıtlarından haciz adresinin davacı 3.kişi … A.Ş’ye ait olduğu ve ortaklarının Karamolla Soyadını taşıyan …, …, …, …, …, …, …, yetkililerinin ise … ve … olduğu, davacı … Metal San ve Tic. A.Ş’nin adresinin haciz adresi dışında … Sokak No:… kat …, ortaklarının ise …, …, …, …, … ve inter … olup yetkililerinin … ve … olduğu, davalı borçlu şirketin ise adresinin Tekstilkent … Blok No:… Esenler olup ortaklarının … ve … Karamolla, yetkilisinin … olduğu anlaşılmaktadır. Haciz mahalli her ne kadar davacı … A.Ş.’nin ticari sicil adresi ise de dava konusu haciz davacı 3.kişi ile borçlu şirket ortağı … ‘nın huzurunda yapılmış ve haciz mahallinde borçlu şirketin muavin defteri ile borçlu şirket adına bilgisayarda açılmış sayfa bulunmuştur. Davacıların delil olarak sunduğu faturalar ile davacı … A.Ş.’nin yardımcı ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, faturadaki malların mahcuzlarla uyumlu olmadığı,amortisman,demirbaş muavin defteri ve 2008 yılı vergi beyannamesinde mahcuzların bir bölümüyle isim benzerliği olan malların davacı kayıtlarında yer almakla birlikte ayırt edici özelliklerinin bulunmamaması nedeniyle yardımcı defterlerdeki hangi demirbaşın, mahcuzlardan hangisini temsil ettiğinin tesbit ve değerlendirilmesinin yapılamadığı belirtilmiş ve davacı 3.kişiler vekili tarafından bilirkişi raporuna bir diyecekleri olmadığı belirtilmiştir.
Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde dava konusu haczin borçlu şirket ortağının huzurunda yapılmış olması, davacı 3.kişi şirketler ile borçlu şirket arasındaki organik bağ, haciz mahallinde borçlu şirkete ait belgelerin bulunması, yerel Mahkeme kararının borçluya ticaret sicil adresinde Tebligat Kanununun 35.maddesi gereğince tebliğ edilmesi, dava konusu mahcuzların davacı tarafından sunulan faturalara uygun olmadığı, bunların ticari defterlerde kayıtlı olduğunun ispatlanamaması gibi fiili ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde davalı alacaklının mülkiyet karinesinin aksini ispatladığının kabülü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçe ile davanın kabülü isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 1.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.