YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3113
KARAR NO : 2010/6227
KARAR TARİHİ : 01.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılardan … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle; Taşınmazların bulundukları yerlerde keşif yapılarak uzman bilirkişilerden tapudaki devir tarihleri itibariyle rapor alınması, bir kısım davalıların harici ödeme beyanlarına göre eksik olan araştırmalar tamamlanmak suretiyle aşırı bedel farkı olup olmadığının, İİK.nun 278/II maddesinin 2. bendinde belirtilen iptal şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi, borçlu ile doğrudan tasarruf ilişkisi bulunmayan davalı … yönünden bedel farkı nedeniyle iptal kararı verilemeyeceğinden bunun dışında tasarrufun iptalini gerektirir bir şart bulunup bulunmadığının araştırılması, İİK.nun 283/II maddesinin dikkate alınması, davalı …’in temyize cevap dilekçesindeki mutat dışı ödeme beyanının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra dava konusu 221 ada 5 sayılı parsel yönünden usuli kazanılmış hak gözetilerek bu parseldeki satışın alacağı karşılayacak miktarda iptaline, 245 ada 108 parselde 1 nolu dükkan ile 18 ve 20 nolu işyerlerinin davalı …’e devrinden sonra dava dışı şahsa satılmış olduğundan devir tarihindeki değeri olan 120.323.00 YTL.nin icra dosyasındaki alacağı geçmemek üzere davalı …’ten tahsili ile davacı alacaklıya verilmesine, 22 ada 4 sayılı parseldeki davalı …’nun payının
Satışına ilişkin işlemin icra dosyasındaki alacak miktarında iptaline, 3923 ada 15 sayılı parselin devrine ilişkin olarak davalı … hakkındaki davanın reddine, bu parselde davalı … yönünden taşınmazı elden çıkardığı tarihteki değeri olan 116.574.00 YTL.nin …’den tahsili ile davacı alacaklıya ödenmesine, 98,106 ve 107 sayılı parsellere ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, borçlu davalı tarafından üçüncü kişi konumundaki davalı … Hüdayioğu’na yapılan satışlarla ilgili olarak ivazlar arasında fahiş fark bulunmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılardan …’nun temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmemesine, haricen yapılan ödemeler dahil edildiğinde tapuda gösterilen satış bedeli ile taşınmazların bilirkişiler tarafından belirlenen gerçek değeri arasında fahiş fark bulunmamasına , borçlu davalı ile doğrudan işlemde bulunmayan dördüncü kişi konumundaki … ile 98, 106 ve 107 nolu parselleri satın alan davalıların borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilebilecek kişilerden olduklarının kanıtlanamamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre dava konusu 3923 ada 15 nolu parsel ile 98, 106 ve 107 sayılı parsellere ilişkin davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
3)Davacı vekilinin 245 ada 108 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dava konusu edilen bu parsel borçlu davalı tarafından 10 milyar TL bedelle …’e satılmış, … tarafından da dava dışı …’e satılmış, davacı tarafından Zeliha’nın dava edilmemesi nedeniyle … taşınmazı elden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında tazminata mahkum edilmiştir. Ancak aynı taşınmaz ile ilgili olarak başka bir alacaklı tarafından
açılan dava sırasında alınan bilirkişi raporuna göre davalı …’in taşınmazı eldn çıkardığı tarihteki gerçek değeri 214.835.00 TL. olarak belirlenip bu değer üzerinden tazminata mahkum edildiği halde eldeki davada alınan bilirkişi raporunda taşınmazın aynı tarihteki değeri 120.323.00 TL. olarak belirlenmiş ve bu miktar üzerinden tazminata hükmedilmiştir. Bu durumda konusunda uzman kişilerden oluşacak bilirkişi kurulu marifeti ile yerinde yeniden keşif yapılarak taşınmazın davalı … tarafından elden çıkarıldığı tarihteki gerçek değerinin belirlenmesi, önceki davada alınan bilirkişi raporunun da dikkate alınması, tazminata karar verilmesi halinde tahsilde tekerrür olmaması hususunun göz önünde bulundurulması gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır. Kabule göre de 3923 ada 15 nolu parsel üzerindeki 4 nolu mesken üçüncü kişi olan davalılardan … tarafından dördüncü kişi …’na satılmış olması nedeniyle hükmedilen bedelin adı geçen bu davalı yerine hüküm fıkrasının 2. sayfasındaki E-b bendinin son satırında …’den tahsiline karar verilmiş olması maddi hatadan kaynaklandığından bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ : Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan …’nun temyiz itirazının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle 3923 ada 15 nolu parsel ile 98, 106 ve 107 nolu parsellere ilişkin olarak davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine ve bu parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 245 ada 108 sayılı parsele ilişkin hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 853,25 TL fazla alınan onama harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, aşağıda dökümü yazıl 3.759,60 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’ndan alınmasına 1.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.