YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5722
KARAR NO : 2010/6244
KARAR TARİHİ : 01.07.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Honaz İcra Müdürlüğü’nün 2006/340 Esas sayılı dosyasında yapılan,30.11.2006 günlü hacze konu 4640 kg. boyasız, 3240 kg. boyalı ve boyasız ham kumaş ile 10 parça dokuma tezgahı, kompresör, ulak makinesi ve tezgahın kendilerine ait olduğunu, kumaşların borçlu şirketten, diğer menkullerin de dava ve takip dışı bir şirketten satın alınıp bedeli ödenmiş faturalı mallar olduğunu, haczin yapıldığı yerde 27.09.2006’dan itibaren kiracı olarak faaliyet gösterdiklerini, borçlunun mülk sahibi olması dışında kendileri ile ilgisinin bulunmadığını, alacaklının bunları bildiği halde kötü niyetli olarak haczi yaptırdığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, takip borçlusunun alacaklıdan mal kaçırmak için bir kısım mallarını doğrudan, bir kısmını da SNB … Ltd.Şti. aracılığı ile davacıya satılmış gibi göstererek devrettiğini, istihkak iddiasının haksız olarak ileri sürüldüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, 15.01.2007 havale tarihli karşı dava dilekçesi ile üçüncü kişinin alacaklıya zarar verme kastı ile davalı … Tekstil Ltd.Şti. İle SNB … Ltd.Şti.’nden satın aldığı menkullere ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre;“İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu,dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü kendisine düşen üçüncü kişinin
istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli güçlü delilleri dosyaya sunamadığı, dosyadaki bir kısım belgelerden davacının kira sözleşmesi tarihinden önce de haczin yapıldığı yerde faal olduğunun anlaşıldığı,kira sözleşmesinin takibe dayanak borcun doğduğu tarihten sonra düzenlendiği, bir gün içinde borçlu şirket tabelasının üçüncü şirket tabelası ile değiştirildiği, davacı şirket ortaklarının geçmişte borçlu şirket çalışanı olmaları nedenleri ile aradaki organik bağ içinde, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğü” gerekçesi ile sübuta ermeyen davanın reddine karar verilmiş, son oturumda tasarrufun iptali davasına ilişkin ayırma kararı verilerek aynı Mahkeme’de 2008/32 Esas sırasına kaydı yapılmış; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.)Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” ve alacaklının İİK’nun 97/17. maddesi uyarınca karşılık olarak açtığı“ tasarrufun iptali ”davası niteliğindedir.
İİK’nun 97/17. maddesinde, karşılık tasarrufun iptali davasının istihkak davasına bakan İcra Mahkemesi’nce incelenerek karara bağlanacağı açıkça belirtilmiştir.Öte yandan alacaklı tarafından, tasarrufun iptali davasının İcra Mahkemeleri’nde müstakil olarak açılmasını olanaklı kılan yasal bir düzenleme de bulunmamaktadır.
İİK’nun 277 vd. maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarına genel mahkemelerde bakılması gerekir.
Somut olayda, İİK’nun 97/17. maddesi ile getirilen ve birlikte görülmesi gerekli olan karşılık tasarrufun iptali davasında, istihkak davasını yürüten İcra Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu yönündeki düzenlemeye aykırı nitelikte yazılı biçimde ayırma kararı verilmesi hatalıdır.
Aksi halde görev hususu Mahkemece re’sen gözönünde bulundurularak, ayırma kararı sonucu elde kalan tasarrufun iptali davasında görevsizlik kararı verilmesi yasal zorunluluk olacaktır.
2.)Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ:Davacı (üçüncü kişi) IMSC … San. Tic. Ltd. Şti. vekili’nin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 1.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.