YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9776
KARAR NO : 2013/14507
KARAR TARİHİ : 01.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava ve birleşen dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atılan taşınmaza müdahalenin önlenmesi, kal ve ecrimisil ya da kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin ve 500 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın husumet yokluğundan reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu taşınmaza enerji nakil hattı geçirilmek ve direk dikilmek suretiyle 1985 yılında el atıldığı görülmekte ise de, el atma tarihindeki taşınmazın niteliği tespit edilmeden dava tarihi itibarıyla 2000 m²’sinin 7 yaş zeytin, 4991,27 m²’sinin de 15 yaş ceviz bahçesi olduğunun kabulü ile kapama bahçe değerlendirmesi yapılarak bedel tespit edildiği, el atıldığı tarih itibarıyla sözü edilen ağaçların yaşları dikkate alındığında taşınmazda mevcut olamayacağı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, öncelikle taşınmazın el atıldığı 1985 yılındaki niteliği (idarenin resmi belgeleri, tarafların beyanları, tanık anlatımları vs. tüm delillerle kapama bahçe ya da açık tarım arazisi, kuru veya sulu arazi olup olmadığı) dikkate alınarak Kamulaştırma Yasasının değer tespitine ilişkin hükümlerine göre dava tarihindeki değerinin belirlenmesi gerekirken, dava tarihindeki sulu kapama zeytin ve ceviz bahçesi niteliği esas alınmak suretiyle değerlendirilmesi,
2-2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin son fıkrası ve Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında; kamulaştırma yoluyla daimi irtifak hakkı kurulması nedeniyle taşınmazda oluşacak değer düşüklüğünün (dolayısıyla kamulaştırma bedelinin) saptanmasında taşınmazın cinsi (arsa veya arazi olması) ve yüzölçümü ile irtifak hakkının kurulduğu alanın yüzölçümü, irtifakın niteliği (petrol, akaryakıt ya da doğalgaz boru hattı, elektrik enerjisi nakil hattı vb.) ve konumu gözönünde bulundurulup buna göre değer düşüklüğünün (yöntemince kanıtlanmış önemli ve özel bir durum söz konusu olmadıkça) taşınmazda irtifak
hakkının kurulduğu alanın mülkiyet değerinin arazilerde %35’inden, arsalarda %50’sinden fazla olamayacağı kabul edilmektedir.
Bu durumda, tarım arazisi niteliğinde olan dava konusu taşınmazda daimi irtifak nedeniyle oluşacak değer düşüklüğünün en fazla % 1,35’i geçemeyeceği düşünülmeden % 3,87 oranında hesaplama yapılan rapora itibarla hüküm kurulması,
3-11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun değiştirilen Geçici 6. maddesinin 7. fıkrasında getirilen ve bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme harçlarının bedel tespiti davalarında öngörüldüğü şekilde maktu olarak belirleneceği hükmü gözetilmeden nisbi harca hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 01.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.