YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10950
KARAR NO : 2012/3452
KARAR TARİHİ : 21.03.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı … mevkiinde kain 137 ada, 21 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacının feragati nedeni ile reddine diğer taşınmazlar yönünden kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu …’in üzerine kayıtlı taşınmazlarını mal kaçırma amaçlı davalılar … ve …’a sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … ve … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …’a usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece … Köy mevkiinde kain … ada, 21 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacının feragati nedeni ile reddine, diğer taşınmazlar yönünden ise taşınmazların her hangi bir bedel alınmadan devredildiğinin taraflar arasında ihtilafsız olduğu, taşınmazların tapuda gösterilen değerleri ile tasarruf tarihindeki gerçek değerleri arasında mislini aşan fark bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu 124 ada 24 parsel ve 103 ada 27 parsal sayılı taşınmazlar yönünden davalı …’e yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİK’nın 278/III-2. maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … ve … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Yasanın iptal davasında davalı başlıklı 282. maddesi uyarınca iptal davaları, borçlu ve borçlu ile hukuki işlemde bulunan kimseler aleyhine açılması gerekir. Bunlardan başka, kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir. Borçlu ve borçlu ile hukuki işlemde bulunan arasında zorunlu dava arkadaşlığı söz konusu olup kural olarak zorunlu dava arkadaşlığının olduğu yerde sadece birisi hakkında dava açılmış ise diğeri hakkında ayrıca dava ikamesi gerekmeyip dava dilekçesinin hasım gösterilmeyen kişiye tebliğ ettirilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Bu zorunluluk yasadan kaynaklanmış olup, mahkemenin kendiliğinden bu kuralı uygulaması gerekir. Somut olayda davacı tarafça 137 ada 112 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak tasarrufun iptali istendiği halde borçlu ile hukuki işlimde bulunan 3. kişi … aleyhine dava açılmamış, bu taşınmaz yönünden borçlu ile hukuki işlemde bulunmamış olan …’a dava yöneltilmiştir. Bu durumda iptali istenen tasarruf işlemini gerçekleştiren dava dışı 3. kişi …’a dava dilekçesinin tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması ondan sonra işin esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … ve … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi-
ne, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve …’ye geri verilmesine 21.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.