Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/12296 E. 2011/12234 K. 13.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12296
KARAR NO : 2011/12234
KARAR TARİHİ : 13.12.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın süre yönünden reddine dair verilen hükmün süresi dışında davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3 kişi vekili, … 5.İcra Müdürlüğünün 2008/13367 sayılı takip dosyasından davacıya ait işyerindeki malların 24.12.2009 tarihinde haczedildiğini belirterek İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını ve reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, icra mahkemesinin takibin devamı kararının 3.kişiye 26.01.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davanın 7 günlük süreden sonra 05.02.2010 tarihinde açıldığından bahisle davanın süre yönünden reddine kararı verilmiş;hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 3 kişinin İİk’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu taşınır mallar 24.12.2009 tarihinde davacı şirket yetkilisi… huzurunda haczedilmiş ve anılan şahıs tarafından haczedilen mallar hakkında davacı şirket lehine istihkak iddiasında bulunmuş, davalı alacaklı istihkak iddiasına itiraz etmiştir. İstihkak iddiası ile yasada öngörülen hak düşürücü dava süresi kesilmiştir. İstihkak iddiası üzerine İcra Müdürlüğünce İİK. nun 97/1 maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir. Prosedür işletilmemişse, dava açma süresi henüz başlamış olamayacağından 3.kişi davasını hacizli mal satılarak bedeli alacaklıya ödenmesine kadar açılabilir. Prosedür işletilmişse icra mahkemesince verilecek kararın tefhimi veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davasını açabilir.(İİK.97/6 )
Somut olayda prosedür işletilmiş ve icra mahkemesince takibin devamına ilişkin olarak verilen 31.12.2009 tarihli karar tebliğ edilmiş ise de takibin devamı kararı davacı şirket adına verilmediği gibi karar şirkete adına değil şirketin yetkilisi olan …‘a şahsı adına tebliğ edilmiştir.Verilen takibin devamı kararı ve tebliğ davacı şirket yönünden bir hüküm ifade etmeyeceğinden, sürenin tebliğden itibaren başlayacağından söz edilmesi mümkün değildir. Kaldı ki, anılan icra mahkemesinin takibin devamına ilişkin kararının tebliğide muhatabın adreste bulunmama sebebi belirtilmediğinden Tebligat Yasasının 21.maddesine uygun olmayıp yapılan tebligat geçersizdir.
Davacı 3.kişi şirket olarak, mal satılmadan ve bedeli ödenmeden dava açtığına göre süresinde açılan davanın esasının incelenerek oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken şirket yönünden sonuç doğurmayacak takibin devamı kararının tebliği esas alınarak yazılı şekilde süreden red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozma nedenine göre diğer hususlar incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.