Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/12421 E. 2012/5951 K. 09.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12421
KARAR NO : 2012/5951
KARAR TARİHİ : 09.05.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili müvekkiline kasko sigortalı aracın trafik kazası sonucu hasarlandığını belirtip, kaza mahallindeki trafik ışıklarının çalışmaması nedeniyle davalı şirketin asli kusurlu olduğunu bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sigortalıya ödenen tazminattan kusur durumuna göre 5.289,00 TL’sinin 31.5.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunup, göreve, kusura, tazminat miktarına ve faize itiraz ederek davanın reddini savunmuştur .
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre kazada davalının kusurunun olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, TTK’nun 1301. maddesine dayanılarak açılan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda 11.11.2005 tarihinde saat 18:10’da davaya konu trafik kazası meydana gelmiş, kaza tespit tutanağında çevre yolu yapımı ve trafik işaret ile ışıklı cihazlarından sorumlu davalı şirketin %70, davacıya kaskolu aracın sürücüsünün kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak kuralını ihlalden %30 oranında kusurlu oldukları, kazaya karışan diğer araç sürücüleri … ile …’ın kusurlarının bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece zabıt mümzileri duruşmalarda dinlenmişler; tutanak tanığı …, ışıkların arıza yapması halinde sürücülerin kontrolsüz yolda nasıl seyrediyorlarsa o şekilde seyretmeleri ve geçiş önceliğine uymaları gerektiğini, ışıkların her iki yöne de yeşil yanabileceğini bu halde yolu ve ışıkların yapımında görev alan kuruluşlara kusur verildiğini, kaza tespit tutanağında ışıklarla ilgili bölüme ışıklar hiç yanmasada, aynı renkte yanıyorsa da bozuk olan kısmı işaretleyip ayrıntılı durumu tutanağın içeriğinde özetlediklerini ifade etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaza tutanağı krokisinde davacı aracının seyir yönünde bulunan sol taraftaki trafik ışıklı işaret direğinin bozuk ve yıkık olduğu, sağ taraftaki ışığın bozuk olduğunun belirtildiği, kazaya karışan diğer araçların dönüş yaptığı refüj aralığına hitap eden trafik ışıklı işaretlerinin konumu ile ilgili açıklama olmadığı, aynı kavşakta aynı tarih ve saat 16:45’te meydana gelen bir başka trafik kazasıyla ilgili düzenlenen kaza tespit tutanağında Antalya istikametinden gelip metro istikametine gitmek amacıyla sola dönüş yapan araçlara (eldeki davada kusur izafe edilmeyen diğer araçların seyir ettiği istikamet) sözkonusu kavşakta sola yeşil oklu trafik işaretinin yandığı, Mersin – Antalya istikametine seyreden ( eldeki davada davacı aracının seyir istikameti) araçlar için trafik ışığının bozuk olduğunun belirtildiği, bu nedenle olayın alternatifli şekilde değerlendirilmesi gerektiği, olay anında trafik ışıklarının Antalya’dan gelip metro istikametine dönecek araçlara “sola yeşil oklu ışık yanması, Mersin – Antalya istikametine giden araçlara trafik ışığının yanmıyor (arızalı olması) halinde araç sürücülerinin yanılmalarına hatalı kavşak kullanımına sebep olduğundan davalı şirketin asli kusurlu (%70 oranında), davacıya sigorta-
lı araç sürücüsünün kavşağa yaklaşırken aracının hızını azaltmaması, dikkatsiz, kontrolsüz şekilde kavşağa girmesi, önüne manevra yapan diğer araçları gördüğünde etkili fren tedbirine başvurmaması sebebiyle %30 oranında tali kusurlu olduğu, diğer sürücülerin kusurunun bulunmadığı (yeşil ışıkta kavşağa girdiklerinden) olay sırasında metro kavşağında trafik ışıklarının her iki yöne de çalışmaması halinde diğer araç sürücüleri … ile …’ın kavşaklarda geçiş önceliğine uymamaktan %70 oranında, davacı tarafın aracın hızını azaltmaması, etkili fren tedbiri yapmaması vs nedeniyle, %30 oranında tali kusurlu olduğu, bu durumda sürücülerin kontrolsüz kavşaklarda uyulması gereken kural ve hareketlere uymaları gerektiğinden davalı şirketin kazaya etkisinin ve kusurunun bulunmadığı, davacı taraf aracında 7.499 TL tutarında hasar olduğu tespit edilmiştir. Aynı gün saat 16:45’te dava dışı araçların karıştığı kazada meydana gelen hasar bedelinin tahsili için Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/3 esas sayılı dosyasında; davacı … vekili tarafından davalı şirketle birlikte … ve Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi aleyhlerine açılan dava sırasında alınan 19.1.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yine kaza tutanağında davalı şirkete %70, davalı …’e %30 kusur izafe edildiği, davalı tanığı beyanına göre davalı …’in seyir istikametine trafik ışığının yeşil yandığının tespit edildiği, bu duruma göre sadece davacı yönündeki trafik lambasının bozuk olmasının söz konusu olduğu, ancak lambadaki 3 rengin aynı anda bozuk olması mümkün görülmediğinden davacının kendisine kırmızı ışık yandığı halde kavşağa girdiği, zira davacının kendisini yeşil ışık yandığından bahsetmediği buna göre davacının olayda % 100 oranında kusurlu olduğu, …’in yeşil ışıkta kavşağa girmesi nedeniyle davalı Mön İnş. Ltd. Şti.’nin kavşaktaki trafik sinyalizasyon sisteminde bozukluk olmadığı anlaşıldığından kusurlarının bulunmadığı belirtilmiş, bu yargılama sonucunda davanın HUMK’nun 409/5.maddesine göre açılmamış sayılmasına karar verilmiş, aynı dosya üzerinde birleştirilen Alanya Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/1744 – 2006/834 sayılı dosyasında davacı … tarafından davalılar … ve Mön İnş. Ltd. Şti. aleyhine açılan dava ise kısmen kabul edilmiş olup, hükmün birleştirilen dosya davalıları tarafından temyiz üzerine Dairenin 18.4.2011
gün, 2010/11950 – 2011/3598 sayılı ilamı ile hüküm onanmıştır. Eldeki dosyada sadece asıl davada alınan bilirkişi raporu ile Dairenin ilgili onama ilamı mevcut olup bu dava dosyaları işbu eldeki dava dosyası için güçlü delil oluşturmaktadır. Bu durumda mahkemece Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/3 -2010/101 sayılı dava dosyasının merciinden getirtilmesi, daha sonra İstanbul Teknik Üniversitesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden kusur konusunda seçilecek bilirkişi kurulundan hem eldeki dava dosyası hem de Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası kapsamı birlikte değerlendirilerek, önceki bilirkişi raporlarının, kaza tespit tutanaklarının, tanık beyanlarının, tarafların iddia ve savunmalarının irdelendiği davaya konu trafik kazasında tarafların kusur durumlarının tespit edildiği ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu biçimde, eksik inceleme ile kaza yerinde bulunan trafik ışıklarının durumu ilgili açıklık bulunmadığı buna göre davalının kusurunun olduğunun ispat edilemediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarını reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 9.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.