YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2383
KARAR NO : 2011/8381
KARAR TARİHİ : 29.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait yabancı plakalı araca davalı aracının çarpması sonucu hasarlandığını, davalının olayda tamamen kusurlu olduğunu, müvekkilinin hasarlı araçla yurt dışına çıkamadığı için, aracını otoparka bıraktığını, daha sonra yurtdışına çıkarılamayan araçlara ilişkin el koyma ve müsadere işlemi gereği aracın satıldığını, bu satış bedelinden müvekkilinin faydalanamadığını, satıştan önce yapılan tesbite göre araçta değer kaybı dahil 25.985,43 TL tutarında hasar meydana geldiğini davalının trafik sigortasından 9.556 TL ödeme yapıldığını, 944 TL otopark ücreti ile birlikte bakiye 17.373,43 TL zararlarının bulunduğunu belirterek şimdilik 7.100 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiş; 24.9.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 10.273,43 TL daha artırarak, 7.100 TL’nin dava tarihinden, 10.273,43 TL’nin ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı zararın aracının trafik sigortası şirketinden talep edilmesini, poliçe limitinin yeterli olduğunu, aracın piyasa değerinin tesbit edilmesi gerektiğini belirterek davanın … Sigorta A.Ş’ne ihbarını ve reddini savunmuştur.
Dava ihbar edilen … Sigorta AŞ vekili, sigortalının kusuru oranında azami poliçe limitinin 12.500 TL olduğunu, davacı tarafa 27.3.2009 tarihinde, ekspertiz raporunda belirtilen 9.556 TL hasar bedelinin ödendiğini, bakiye teminatın 2.944 TL kaldığını, müvekkilinin diğer harcamalardan sorumluluğunun bulunmadığını belirterek aleyhlerine hüküm kurulmamasını savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 17.373,43 TL tazminatın 7.100 TL’sının dava tarihinden, 10.273,43 TL’sının ıslah tari-
hinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkiline ait yabancı plakalı (alman) araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve aracın hasarlı vaziyette otoparka bırakılması nedeniyle burada kaldığı süre için ödenen otopark ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiş; hasarlı araçlar yurtdışına çıkarılamadığı için daha sonra araca … Oto İkt. Müdürlüğünce el konulup, resen satışının yapıldığını ancak bu satış bedelinden el koyma ve müsadere işlemi gereğince müvekkilinin hiçbir bedel alamadığını belirtmiştir.
Davalının trafik sigortasınca yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucu araçta 9.556 TL tutarında hasar olduğu tesbit edilmiş bu hasar bedeli, dava açılmadan önce davacı tarafında kabulünde olduğu gibi davacı hesabına yatırılmıştır. Davacı vekili trafik sigortasınca ödenen miktarın mahsubu sonucu kalan bakiye 17.373,43 TL’nın davalıdan tahsilini istemiştir. Hasar yönünden hükme esas alınan 22.6.2010 tarihli bilirkişi raporunda ekspertiz raporu incelenip değerlendirilmeden, davacı tarafın tek taraflı olarak yaptırdığı 1.12.2008 tarihli tesbit raporunda bildirilen hasar bedelinin uygun olduğu, davacının 17.373,43 TL tazmin edilmeyen zararının bulunduğu belirtilmiştir. Eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Davacı Almanya’da oturmakta olup zarar gören motorlu araç Alman plakalıdır. Yabancı plakalı motorlu araçların kazadan sonra gümrüğe terk edilmesi, her zaman bunların tamamen yok olmuş sayılacağı anlamına gelmez. Bu durumlarda aracın kullanılmaz durumda olup olmadığı ve kullanılacak durumda ise onarım olanağının olup olmadığının gözetilmesi gerekir. Onarımı olanaklı olmasına karşın gümrüğe terk edilmiş araçlardaki zarar; Türkiye’deki onarım giderleri ve
aracın kayıtlı olduğu ülkedeki değer kaybı zararı toplamı ile kayıtlı olduğu ülkedeki piyasa değeri karşılaştırılarak hangisi az ise ona göre belirlenmelidir.
Bu durumda mahkemece, davacı aracının hangi gümrük müdürlüğünce ve ne kadar bedel karşılığı satıldığının araştırılarak satış ile ilgili belgelerin dosyaya getirilmesi, satış bedelinden davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun tesbit edilmesi ve daha sonra yukarıda belirtilen yönteme göre davacının aracında meydana gelen zarar miktarının hesaplanması için … veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek hasar konusunda uzman bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamı önceki bilirkişi raporu ve ekspertiz raporunun da değerlendirildiği gerekçeli, denetime elverişli rapor aldırılması, gümrük idaresince aracın satış bedelinden davacıya ödeme yapılmış ise bunun ve trafik sigortasınca yapılan ödemenin zarar miktarından mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 29.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.