YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7952
KARAR NO : 2011/8037
KARAR TARİHİ : 22.09.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete trafik sigortalı aracın yaptığı trafik kazasında müvekkiline ait karayolu tipi oto korkuluklarına zarar verdiğini, dava dışı sürücünün olayda asli kusurlu olduğunu belirterek 1.467,63 TL tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davaya konu trafik kazasının 12.4.2006 tarihinde meydana geldiğini davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 2.6.2009 tarihinde açıldığını sigortalının kusuru oranında azami 5.000 TL poliçe limiti ile sorumluluklarının bulunduğunu belirterek zamanaşımı nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 2918 sayılı KTK.nun 109/1 maddesi uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazasından doğan zararın tazminine ilişkin dava, zarar görenin zararı ve zarar vereni öğrendiği tarihten itibaren 2 sene ve her halde haksız fiil tarihinden itibaren 10 senede zamanaşımına uğrar. Zarar görenin tüzel kişi olması durumunda zamanaşımının başlangıç tarihi, tüzel kişinin dava açmaya emir vermeye yetkili organının başka bir deyişle o makamı işgal eden kişi ya da kurulun durum hakkında bilgilenmesi ile başlar. Onlardan başka bir organın bilgi sahibi olması, tüzel kişilerin zararı
ve zarar verenin kim olduğunu bilmesi anlamında sayılamaz. Somut olayda davacı …’da tüzel kişi olup davalı vekilinin zamanışımı definde bulunması karşısında davacı vekili, yetkili organın dava konusu olayı 26.3.2009 tarihinde öğrendiğini ve aynı tarihte dava açılması için olur verildiğini zamanaşımı süresinin bu tarihte başladığını ve davanın 2.6.2009 tarihinde süresinde açıldığını savunmuş buna ilişkin belgelerin dosyaya sunmuştur.
Bu durumda, dava açılması için emir vermeye yetkili organın faile ve zarara 26.3.2009 tarihinde muttali olduğu ve davanında 2 yıllık zamanaşımı süresinde 2.6.2009 tarihinde açıldığı anlaşıldığından mahkemece işin esasına girilip oluşacak sonuç çerçevesinde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde olay tarihinden dava tarihine kadar zamanaşımı süresinin geçtiğinden bahisle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi ve şekline göre sair temyiz itirazlarının icelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.