YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2691
KARAR NO : 2011/6885
KARAR TARİHİ : 30.06.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Çorlu 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/13222 ve 13224 sayılı takip dosyalarında 06.03.2010 tarihinde kaydına haciz konulan 59 YK 785 plaka sayılı aracın üçüncü kişi tarafından noterde yapılan sözleşme ile 02.03.2010 tarihinde satın alındığını, mülkiyetin hacizden önce davacıya geçtiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın trafik kaydına haciz konulmasından önce noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alındığı, mülkiyetin davacıya geçtiği“ gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dava, üçüncü kişinin İİK’nnu 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava dilekçesinde iki ayrı takip dosyasından konan haczin kaldırılması istenmiş, dosya numaralarından bir tanesi elle sonradan eklenmiş, ilave bu yazı parafla onaylanmamıştır.
Davanın kabulüne yönelik hükmün ise hangi icra takip dosyası ile ilgili olduğu anlaşılamamaktadır.
Diğer yandan Mahkemece peşin harç olarak bir tek maktu harç alınmış olması da bir icra takip dosyasına yönelik istihkak iddiası ile ilgili inceleme yapıldığı izlenimini uyandırmaktadır. Kaldı ki duruşmalarda dava dilekçesi açıklattırılmayıp, noksan alınan nispi harç da tamamlattırılmadığından mahkemece tek takip dosyası için mi iki takip dosyası için mi yargılama yapıldığı belirlenememiştir.
Öte yandan hüküm sonucunda da “davanın kabulüne” şeklinde genel bir ifadeye yer verilmiştir. Oysaki hüküm sonucu kısmında, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle birlikte taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında, birer birer ve açık olarak, şüphe ile tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Mahkemece dava konusu netleştirilmeden yargılamaya devam edilerek, HUMK’nun 388, 389. maddelerindeki yasal düzenlemelere aykırı olarak yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2)Diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
S ON U Ç: Davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 30.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.