Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3641 E. 2011/4826 K. 16.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3641
KARAR NO : 2011/4826
KARAR TARİHİ : 16.05.2011

MAHKEMESİ :Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde birleştirilen davanın davalısı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı, asıl ve birleştirilen davada, kendisine ait traktöre, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, asıl davada 2.639.70 TL’nın, birleştirilen davada ise 1.718.40 TL’nın, yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Davalı …, hasarın sigorta şirketince karşılanması gerektiğini savunmuştur.
Birleştirilen davanın davalısı vekili, görev itirazı ve zamanaşımı def’inde bulunup, kusur oranında ve poliçe limitiyle sorumlu olduklarını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Daire’nin 19.03.2009 tarih, 2008/5702 Esas ve 2009/1543 Karar sayılı bozma ilâmına uyularak yapılan
yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile, 1.718.40 TL’nın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, birleştirilen davanın davalısı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı tarafa ait aracın neden olduğu, bir kişinin yedi gün iş ve güçten kalacak şekilde yaralanması ve davacı aracının hasara uğramasıyla sonuçlanan trafik kazasının, kaza tarihinde yürürlükte bulunan TCK.’nun 459/2. maddesi çerçevesinde cezayı gerektiren bir eylem niteliğinde bulunması, bu eylemle ilgili ceza davasının, aynı Yasa’nın 102/4 maddesi uyarınca beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olması, 2918 Sayılı KTK.’nun 109/2. maddesi uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli bulunması, 08.11.2003 kaza tarihinin üzerinden beş yıl geçtikten sonra 18.02.2010 tarihinde birleştirilen davanın açılması ve zamanaşımı def’inin süresinde olması karşısında, somut olayda birleştirilen dava yönünden ceza zamanaşımının gerçekleştiği açıktır.
Bu durumda mahkemece, birleştirilen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, birleştirilen davanın davalısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden birleştirilen davanın davalısına geri verilmesine 16.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.